FOLKLORUN YAPAY ZEKÂ VE HOLOGRAFIK PEDAGOJIYLE DIJITAL DÖNÜŞÜMÜ.


Creative Commons License

Bazancir R., Yiğit E.

FİLOLOJİ ALANINDA ULUSLARARASI GÜNCEL YAKLAŞIMLAR, BÖLÜKBAŞI MEHMET, Editör, Serüven Yayınevi, Ankara, ss.31-47, 2026

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Mesleki Kitap
  • Basım Tarihi: 2026
  • Yayınevi: Serüven Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.31-47
  • Editörler: BÖLÜKBAŞI MEHMET, Editör
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

İnsanlık tarihi boyunca kültürel belleğin en güçlü taşıyıcıları arasında
yer alan folklor metinleri—destanlar, masallar, efsaneler ve mitolojik anlatılar—
her dönemin iletişim ve yeniden üretim teknolojileri tarafından biçimlendirilmiştir.
Sözlü kültürden yazı kültürüne, oradan matbaa çağına ve nihayetinde
dijital ağ toplumuna uzanan bu dönüşüm sürecinde anlatıların özü
korunurken biçimi ve aktarım kanalları köklü değişimler geçirmiştir. Günümüzde
yapay zekanın (YZ) üretici araçlar hâline gelmesi ve holografi teknolojisinin
eğitime entegre edilmesiyle bu dönüşüm, tarihte eşi görülmemiş bir
ivme kazanmaktadır.
Büyük dil modelleri (Large Language Models—LLM), milyarlarca parametre
üzerine eğitilerek insan dilini ve anlatı kalıplarını taklit edebilme kapasitesine
ulaşmıştır. GPT-4, Claude, Gemini gibi modeller; Propp’un (1928)
tespit ettiği otuz bir işlev ve Campbell’ın (1949) monomit şeması gibi evrensel
anlatı iskeletlerini içselleştirerek yeni masallar, destan pasajları ve mitolojik
anlatılar üretebilmektedir. Bu üretim süreçleri, bir yandan yaratıcı potansiyeliyle
folkloristlerin dikkatini çekerken öte yandan kültürel özgünlük, telif
hakkı ve somut olmayan mirasın korunması açısından ciddi sorular doğurmaktadır.Pedagojik alanda ise artırılmış gerçeklik (AR) ve holografik projeksiyon
teknolojilerinin eğitim ortamlarına entegrasyonu, folklor anlatılarının
öğreticiliğini bambaşka bir boyuta taşımaktadır. Bir öğrencinin Dede Korkut
destanlarındaki Basat’ı ya da Homeros’un Odysseia’sındaki Odysseus’u
gerçek zamanlı bir hologram ortamında deneyimleyebileceği, bu karakterlerle
etkileşime girebileceği öğrenme senaryoları artık bilimkurgunun ötesine
geçmektedir. Vygotsky’nin Yakınsal Gelişim Alanı (YGA/ZPD) kuramı bağlamında
değerlendirildiğinde holografik ortamlar, soyut kültürel kavramların
somutlaştırılmasında pedagojik iskele işlevi görmektedir.