Nanotechnology Caused the Collapse of Evolution, [Evrimi Nanoteknoloji Çökertti]


Özgökçe F. , Ünal M.

4rd International Creation Congress In the Light of Sciences, , Kütahya, Turkey, 22 - 24 October 2020, pp.14-16

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Kütahya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.14-16

Abstract

ABSTRACT

As the nanometer, which is one billionth of a meter develops and nanotechnology, which operates at 1-100 nanometers, progresses, the perfect construction and functions of biological systems, especially DNA, RNA, ATP and ribosomes at the molecular level, are revealed more clearly. The feature that distinguishes nanoparticles from large materials that can be seen with the naked eye is not only their size. At the same time, these structures have a very different structure and function from macromolecules in terms of their physical, chemical and biological properties. What is important here is to understand that as nanotechnology advances at a dizzying pace, the perfect structures of living things formed billions of years ago by molecules such as ribosomes, DNA, RNA and ATP in the cell created billions of years ago cannot come into being by chance, randomly or spontaneously.

The best example of nano machines is ribosomes, which are found in all living cells and where protein synthesis occurs. A mammal cell has approximately 10 million ribosomes. During protein synthesis, mRNAs synthesized on DNA pass into the cytoplasm, attach to the small subunit of the ribosome, and the large subunit of the ribosome becomes active by binding here. tRNAs capture the amino acids suitable for the protein to be synthesized very quickly in the cytoplasm in accordance with their codes, then the tRNA arrives at the ribosome and binds to the mRNA code, which is its reverse copy and located on the ribosome. The amino acid encoded, that is, carried by each tRNA molecule, is specific to the corresponding tRNA anticodon code. The amino acids carried by tRNAs are linked to each other by peptide bonds on the ribosome, and the required protein molecules are created in this way. Ribosomes are synthesized in the cell according to the need, and these ribosomes can work individually as well as collectively as a polysome (polyribosome). Let's assume that the 3D printer works inside the cell, the product to be produced must be a product that is needed and predetermined, and how it will be produced must be written in advance and written in a 3-dimensional way in the cell. Let's say that the molecule to be synthesized is hemoglabin, after this very perfect molecule is synthesized, it will immediately take over. After all these mechanisms are set up and printed, after the necessary protein production is synthesized in ribosomes and given to the cytoplasm, the ribosomes, the large and small subunits that make up them, separate from each other and switch from active state to passive state. As can be seen here, nothing happens randomly and by chance. In both the first and the last creation of everything; It is understood that it is done in a planned, programmed, known, visual way, by referring to a number of causes and consequences. These things show us the one who has infinite knowledge, will and power, that is, Allah, who creates and shapes them, and introduces Himself to us with His works. Created billions of years ago, nanotechnological ribosomes, molecules such as DNA, RNA and ATP, and their processes have shown that the idea of creation gets younger as nanotechnology develops.

 

Keywords: Nanotechnology, Evolution, Ribosome, Cell, Molecule, DNA, RNA and ATP.

ÖZET

Bir metrenin milyarda biri olan nanometre ve 1-100 nanometre boyutlarında çalışan Nanoteknoloji geliştikçe biyolojik sistemlerin, özellikle moleküler düzeydeki DNA, RNA, ATP ve ribozomların mükemmel yapım ve fonksiyonlarını daha net olarak ortaya koymaktadır. Nanopartikülleri çıplak göz ile görülebilen büyük materyallerden ayıran özellik sadece boyutları değildir. Aynı zamanda bu yapıların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri açısından da makromoleküllerden çok farklı bir yapı ve fonksiyona sahip olmalarıdır. Burada önemli olan baş döndürücü bir hızla gelişen nanoteknoloji geliştikçe, milyarlarca yıl önce yaratılan hücre içindeki nano boyutlardaki ribozom, DNA, RNA ve ATP gibi moleküllerin meydana getirdiği canlıların mükemmel yapılarının tesadüfen, rastgele veya kendi kendine meydana gelemeyeceğinin anlaşılmasıdır.

Nano makinelere verilebilecek en iyi örnek tüm canlı hücrelerinde bulunan ve protein sentezinin meydana geldiği yer olan ribozomlardır. Bir memeli hücresi yaklaşık olarak 10 milyon kadar ribozoma sahiptir. Protein sentezi esnasında DNA üzerinde sentezlenen mRNA’lar sitoplazmaya geçer, ribozomun küçük alt birimine bağlanır ve ribozomun büyük alt birimi de buraya bağlanarak aktif duruma geçer. tRNA’lar sentezlenecek proteine uygun amino asitleri çok hızlı bir şekilde sitoplazmada şifrelerine uygun olarak yakalar, sonra tRNA ribozoma gelerek, kendisinin ters kopyası olan ve ribozom üzerine yerleşmiş bulunan mRNA kodununa bağlanır. Her bir tRNA molekülünün şifrelediği, yani taşıdığı amino asit ilgili tRNA antikodon şifresine özeldir. tRNA’ların taşıdığı amino asitler, ribozom üzerinde birbirlerine peptid bağları ile bağlanır ve bu şekilde ihtiyaç duyulan protein molekülleri yaratılır. İhtiyaca göre hücre içerisinde ribozom sentezlenir ve bu ribozomlar tek tek çalıştıkları gibi toplu halde polizom (poliribozom) şeklinde de çalışabilirler. Hücrenin içerisinde 3D yazıcının çalıştığını düşünelim üretilecek ürün ihtiyaç olan ve önceden belirlenmiş bir ürün olması ve nasıl üretileceği önceden yazılması ve hücre içerisinde 3 boyutlu bir şekilde yazılması gerekmektedir. Diyelim ki sentezlenecek molekül hemoglabin olsun, bu çok mükemmel molekül sentezlendikten sonra hemen görevi başına geçecektir. Tüm bu düzenekler kurulduktan ve yazıcıdan çıktı alındıktan sonra, gerekli protein üretimi ribozomlarda sentezlenip sitoplazmaya verildikten sonra ribozomlar, kendisini meydana getiren büyük ve küçük alt birimler birbirinden ayrılarak aktif durumdan pasif duruma geçerler. Buradan da görüleceği gibi hiçbir şey gelişigüzel ve tesadüfen meydana gelmiyor. Her şeyin hem ilk ve hem de son yaratılışında; planlı, programlı, bilinerek, görerek, bir takım sebep ve sonuçlar kastedilerek yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu yapılanlar ise, bunları yapan ve yaratan sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi birisi, yani Allah’ı gösteriyor ve eserleriyle bize O’nu tanıtıyor. Milyarlarca yıl önce yaratılan nanoteknolojik ribozomlar, DNA, RNA ve ATP gibi moleküller ve işleyişleri göstermiştir ki nanoteknoloji geliştikçe yaratılış görüşü daha da gençleşmektedir.

 

Anahtar Kelimeler: Nanoteknoloji, Evrim, Ribozom, Hücre, Molekül, DNA, RNA ve ATP.