Dindarlık Biçimleri ve Laiklik-Şeriat ve İktidar Partisi Temsilleri (Types of Religiousness and Representations of Secularism-Sharia and The Ruling Party)


Karasu M. , Karlıdağ S., Göregenli M.

I. Sosyal Psikoloji Kongresi, Ankara, Türkiye, 17 - 19 Kasım 2016, ss.318-327

  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.318-327

Özet

Dindarlık farklı görünümleri olan ve çok katmanlı bir içerikte inşa edilen bir olgudur. Buna göre dindarlığın nasıl inşa edildiğini ve dinle farklı ilişkilenme biçimlerini tespit etmek önemli görünmektedir. Bu çalışmanın amacı, bir grup dindar katılımcının laikliğe, şeriata ve iktidar partisine yönelik algı ve değerlendirmelerini dindarlık biçimleri çerçevesinde ve sosyal psikolojik bir yaklaşımla incelemektir. Bu amaçla, yaşları 20 ile 71 arasında 50 katılımcıyla (19 kadın-31 erkek), yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları, çeşitli dini cemaat, tarikat ve bu toplulukların dışındaki farklı gruplardan oluşmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme formunda, sosyo- demografik özellikleri öğrenmeye yönelik sorular; dinin, dindarlığın, laikliğin, şeriatın ve iktidardaki partinin değerlendirilmesine dair açık uçlu sorular yer almaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler tematik içerik analizi ve söylem analiziyle incelenmiştir. Katılımcıların ayrı ayrı ve bir bütün olarak söylemleri; referans çerçevesi, diğerine bakış, değişime direnç düzeyi, parçaya/bütüne bakış ve sonuç/süreç yönelimi gibi parametrelere göre incelenerek üç dindarlık biçimi ayırt edilmiştir: radikal dindarlık, muhafazakâr dindarlık ve ontolojik/bütünsel dindarlık. Radikal dindarlar genel olarak iktidar partisi ve laikliği “din dışı” olarak ele alırken, şeriatı “değişmez kanunlar/kurallar”, “Kuran’ın hükümleri” ve “bir yönetim şekli” olarak değerlendirmişlerdir. Muhafazakâr dindarlar, iktidar partisini “İslam’a hizmet eden bir hareket”; laikliği “din ve vicdan özgürlüğü”, “gerçek dindarlığın teminatı” veya “dini kontrol eden bir sistem”; şeriatı ise “insanı terbiye eden kurallar bütünü” olarak ifade etmişlerdir. Ontolojik/bütünsel dindarlık biçimindeki dindarlar ise iktidar partisi, laiklik ve şeriat arasında bir
gerilim ya da çatışma aramak yerine bu yapıları bir bütün şeklinde değerlendirerek aralarında bir uyum arama eğilimindedirler. Bu bulgulara ek olarak, laiklik temsillerinin laikliğin “hayata geçirilmesindeki problemler”, “İslam’la bağdaşmaması” ve tarihsel kökleri açısından “Fransa’da doğmuş olması ve dinin içeriğiyle olan açmazları” gibi temalarla inşa edildiği görülmüştür. Yine şeriatın dindar olmayanlar nezdindeki olumsuz çağrışımlarına getirilen eleştirel yaklaşımlar da dikkat çekici bulgular arasında değerlendirilebilir. Araştırmanın sonuçları, dini inançlar temelinde aidiyet grupları oluşturma süreçleri ve dini aidiyetler temelinde diğer sosyal kimliklerle ilişkilenme sürecindeki algılar açısından, Sosyal Kimlik, gruplararası ilişkiler ve Sosyal Temsiller literatürü çerçevesinde tartışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: dindarlık biçimleri, şeriat, laiklik, sosyal kimlik, sosyal temsiller

Religiousness is a fact which has diverse appearance and is constructed in context of various dimensions. Accordingly, it seems important to understand how different religiousness forms are constructed. This research aims to study a group of religious participant’s perceptions and evaluations about secularism, sharia and the ruling party within the frame of types of religiousness through a social psychological perspective. For this purpose, in-depth interviews were conducted using a semi-structured interview form including 50 participants aged between 20 and 71 (19 female-31 male). Participants consisted of various religious communities, sects and also different groups outside of these communities. The semi-structured interview form has questions which aim to find out socio-demographic characteristics where open-ended questions are about the evaluation of religion, religiousness, secularism, sharia and the ruling party among the participants. The data obtained from the study were analyzed by thematic-content analysis and discourse analysis. Three types of religiousness, in participants’ discourse as a whole and separately, were distinguished by examining them according to parameters such as reference frame, view from the other, level of change resistance, view to piece/whole, and result/process orientation: radical religiousness, conservative religiousness and ontological/holistic religiousness. While radical religious people considered ruling party and secularism as “out of religion”, sharia was considered as “immutable laws”, and “the provisions of the Qur’an” as “a form of government”. Conservative religious people have expressed the ruling party as "a movement which serves Islam"; Secularism as "freedom of religion and conscience", "assurance of true religiosity" or as "a system of religious control"; and saw the sharia as "the whole of the rules that govern the human being." As for that, the participants who belonged to a more ontological/holistic approach to religiousness, tend to seek a harmony among these concepts, instead of looking for a tension or conflict between the ruling party, secularism and sharia, rather, they evaluate them as a whole. In addition to these findings, it was seen that the representatives of secularism were constructed with themes such as "the problems of passing the laicism", "the incompatibility with Islam" and in terms of its historical roots, "the idea being born in France and the dilemmas with the content of religion". Critical approaches to the negative connotations of sharia to non-religious people can also be regarded as remarkable findings. The results of the research have been discussed within the framework of Social Identity, intergroup relations and the Social Representations literature.

Keywords: types of religiousness, sharia, secularism, social identity, social representations