Yahyâ b. Ziyâd el-Ferrâ’nın “Ma‘âni’l-Kur’ân” Adlı Eserinde Dil-Kültür İlişkisi


Creative Commons License

Akbaş R.

Tasavvur / Tekirdağ İlahiyat Dergisi, cilt.6, ss.1299-1328, 2020 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 6 Konu: 2
  • Basım Tarihi: 2020
  • Doi Numarası: 10.47424/tasavvur.807210
  • Dergi Adı: Tasavvur / Tekirdağ İlahiyat Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.1299-1328

Özet

İslâm coğrafyasının genişlemesi neticesinde Arap olmayan toplulukların İslâm dini ile tanışmaları beraberinde bir takım problemleri de getirmiştir. Bu problemler arasında, Kur’ân’ın yanlış anlaşılma endişesi en başı çekmektedir. Arapçaya hâkim olmamaktan kaynaklanan dil hatalarının âyetlere kadar sirayet ettiğini gösteren birçok rivayetin varlığı da bunu teyit etmektedir. Bundan dolayı hicrî birinci yüzyılın ikinci yarısından itibaren dil ile ilgili faaliyetler aralıksız bir şekilde devam etmiştir. Bu faaliyetler arasında, Kur’ân’ın üslûbunu, âyetlerde yer alan kelimelerin delâleti ve sesletimini (telaffuzunu), cümlelerin iç bütünlüğü ile filolojik tahlillerini ele alan çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmalar, Arap gramerinin oluşturulması ve bazı gramer ekollerinin ortaya çıkmasıyla birlikte genellikle “Ma‘âni’l-Ḳur’ân” ve “İ‘râbü’l-Ḳur’ân” başlıkları kullanılarak daha sistemli bir şekilde hicri dördüncü yüzyılın sonlarına kadar devam etmiştir. “Ma‘âni’l-Ḳur’ân” başlığını kullanarak eser yazan âlimler arasında gramer ilmiyle birlikte tefsir alanında da önemli bir konuma sahip olan Yahyâ b. Ziyâd el-Ferrâ da (öl. 207/822) bulunmaktadır. Söz konusu başlığı taşıyan eserinde Ferrâ’nın, lügavî (filolojik) tahlilleri esnasında özellikle sözcüklerin siygası (morfemi) ve çok anlamlılığı doğrultusunda dil-kültür ilişkisine örnek olabilecek birçok bireysel değerlendirmesine rastlanılmaktadır. Onun, bazı ayetler etrafında sergilenen çeşitli görüşlere yer verdikten sonra Arap toplumu nezdinde bir yönüyle de bile olsa kabul gören semantik tahlillere ayrıca yer vermesi, müfessirlerin, çoğu zaman anlaşılması güç ayetlerin tefsirinde murad edilenin dışında bir yorumun önlenmesi için dönemin kültüründen yararlanmaları gerektiği şeklinde de değerlendirilebilir. Bu bakımdan Kur’ânı Kerîm’in insanlığa sunduğu mesajların en doğru şekilde anlaşılabilmesi adına bazı âyetlerin tefsiri ve değerlendirmesi yapılırken başvurulacak ilmî merci ve disiplinlerin geniş tutulması önem arz etmektedir. Binâenaleyh makalede asıl olarak Ferrâ’nın kendisine özgü görüş ve tahlillerine yer verildikten sonra onun çağdaşı ve sonrası dönemlerde yaşayan âlimlerin benzer analizlerinden de istifade edilerek sadece dil-kültür ilişkisine örnek olabilecek tespitler üzerinde durulacak ve bir nevi dil-kültür etkileşiminin âyet yorumundaki rolüne işaret edilecektir.