AN ANALYSIS ON BRACELET TRADITION IN ANATOLIA


Creative Commons License

Çalış E. , Erk A.

3. ULUSLARARASI SOSYAL ve BEŞERİ BİLİMLER KONGRESİ, Van, Turkey, 27 - 29 December 2019, pp.96-97

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Van
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.96-97

Abstract

Bracelets, like other jewelry types, were used by Anatolian women throughout the ages. Bracelets found in important prehistoric settlements of Anatolia and exhibited in various museums reveal the taste of the Anatolian woman throughout history. Initially, the bracelets made from the skins of the animals that they hunted with various organic materials naturally existing in nature also constituted a prototype for the bracelet form that would be formed in later periods. With the discovery of mines, bracelets started to be made from gold, silver and other precious mines; precious and semi-precious stones also adorned the surface of bracelets. The use of precious mines and stones in bracelets also reveals the value of the Anatolian woman. Since bracelets are actually ornamental elements, it is difficult to predict where they first emerged. By human nature, the need to adorn oneself out has been a need that constantly appears in human life. In this context, it is possible to state that the traces of bracelet tradition in Anatolia date back to the Neolithic period. The bracelets uncovered in the excavations of Diyarbakır Çayönü and Konya Çatalhöyük, which are important settlements of this period, reveal their past in Anatolia.

Although the use of jewelry types varies according to the regions, bracelets have been the most preferred jewelries in every society. At this point, the use of the bracelets for different purposes has been effective. They have also carried a material value for investment purposes in addition to adornment. Moreover, the bracelets produced in different sizes along with the valuable material used in their formations have also been used as an indicator of wealth.

Bracelets, which constitute an important group of handicrafts, have revealed the emotions, cultural characteristics and artistic tastes of the society of the period they belong to, and each work has become a historical document in this sense. In terms of their place in the Turkish art, a significant increase is observed in their varieties by reaching the peak in the Ottoman period with the compositions, patterns and techniques used in the adornment and formation of bracelets.

While the tradition of bracelet use in Anatolia for centuries has contributed to the maintenance of today's Turkish handicrafts, it has also helped to the establishment of an important bond in terms of the past and the future of our culture.

Bilezikler diğer takı öğelerinde olduğu gibi Anadolu kadmı tarafından çağlar boyunca kullanılmıştır. Anadolu’nun tarih öncesi önemli yerleşim yerlerinde bulunan ve günümüzde çeşitli müzelerde sergilenen bilezikler, Anadolu kadınının tarih boyunca zevkini de gözler önüne sermektedir. İlk başlarda doğada kendiliğinden var olan çeşitli organik malzemeler ile avladıkları hayvanların derilerinden yaptığı bileklikler, daha sonraki dönemlerde oluşacak bilezik formuna da prototip teşkil etmiştir. Madenlerin keşfedilmesiyle birlikte kıymetli birer maden olan altm ve gümüşle birlikte diğer madenlerden de bilezikler yapılmaya başlanmış; değerli ve yarı değerli taşlar da bilezik yüzeylerini süslemiştir. Bileziklerde, değerli maden ve taşların kullanılması bir anlamda Anadolu kadmma olan değeri de açığa çıkarmaktadır. Bilezikler esasmda birer süs öğeleri oldukları için ilk olarak nerede ortaya çıktığını kestirmek biraz zordur. Çünkü insan doğası gereği süslenme ihtiyacı, insanoğlu hayatında sürekli beliren bir ihtiyaç olmuştur. Bu bağlamda Anadolu’da bilezik geleneğinin izleri Neolitik döneme kadar gittiğini söylemek mümkündür. Bu dönemin önemli yerleşkelerinden olan Diyarbakır Çayönü ile Konya Çatalhöyük kazı buluntuları arasında ele geçirilen bilezikler, Anadolu’daki geçmişini gözler önüne sermektedir.Takı türlerinin yörelere göre kullanımı farklılık gösterse de bunlar arasında her toplumda en çok tercih edilenlerin başında bilezikler gelmiştir. Burada bileziklerin farklı amaçlarla kullanımı etkili olmuştur. Süslenme amacının yanında yatırım amaçlı maddi bir değer de taşımıştır. Bunun yanı sıra, yapımmda kullanılan değerli malzeme ile beraber farklı büyüklüklerde üretilen bilezikler, aynı zamanda bir varlık göstergesi olarak da kullanılmıştır. El sanatlarının önemli bir grubunu oluşturan bilezikler, ait oldukları döneme ait toplumun duygularını, kültürel özelliklerini ve sanatsal beğenilerini ortaya çıkararak, her bir eser bu anlamda tarihi bir belgeye dönüşmüştür. Türk sanatındaki yeri açısından bilezikler, Osmanlılar döneminde zirveye ulaşarak yapımmda ve süslenmesinde kullanılan teknikler, işlenen konular ve kompozisyonlar ile çeşitlerinde ciddi bir artış olduğu gözlemlenir.

Asırlardır Anadolu’da süre gelen bilezik kullanım geleneği, bir yandan günümüz Türk el sanatlarının yaşatılmasına katkı sunarken, bir yandan da kültürümüzün dünü ve yarım açısından önemli bir bağ kurmasına vesile olmaktadır.