Hatay Arkeoloji Müzesi’nde Bulunan Bizans Dönemi Taş Eser Örnekleri


Korkut T. , Kaya M.

SANAT VE KÜLTÜR TARİHİ ARAŞTIRMALARI, Ercan Çalış,Resul Yelen, Editör, Hiper , İstanbul, ss.385-412, 2020

  • Basım Tarihi: 2020
  • Yayınevi: Hiper
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayıları: ss.385-412
  • Editörler: Ercan Çalış,Resul Yelen, Editör

Özet

Hatay, Türkiye’nin güneyinde, Akdeniz Bölgesi’nin doğusunda bulunan bir

sınır ilidir. İl, batıda Akdeniz ve Adana, kuzeyden Osmaniye, kuzeydoğudan

Gaziantep, doğudan ise Suriye ile çevrilidir. Nur (Amanos) Dağları ile ikiye bölünmüş

olan Hatay İli’nin yönetim merkezini oluşturan Antakya ilçesi, Kel Dağı’nın

kuzeydoğusunda yer alan 440 m. rakımlı Habib-i Neccar (Yunan. Silpius Dağı)

Dağı’nın eteklerinde ve Asi Nehri kıyısında kurulmuştur.2

Çok eski bir geçmişe sahip olan Antakya, Antik dönemlerde Roma İmparatorluğu’nun

büyük metropol şehirlerinden biriydi. Tarihsel süreçte, imparatorluğun

önemli bir dini, kültürel ve ticaret merkezi olmuştur. Özellikle Antakya’nın Roma’ya

bağlı olan ticaret yolları ile olan bağlantısı, dinlerin ve kültürlerin buradan

kolaylıkla yayılmasını da hızlandırmıştır. Pagan Roma dünyasına, Hristiyanlığın

kolayca yayılmasında Antakya’nın sahip olduğu bu yapısı etkili olmuştur.3

M.Ö. 64 yılında Roma döneminde, Antakya Suriye eyaletinin başkenti olmuştur.

M.S. 6. Yüzyıldan itibaren savaşlar ve depremlerle yıpranan bu kent, Bizans

yöneticileri tarafından canlandırılmaya çalışılsa da eski ihtişamını daha sonra kaybetmiştir.