Doğu Anadolu’nun Güneyinde Yetiştirilen Taze Fasulye (Phaseolus vulgaris L.) Gen Kaynaklarının Toplanması ve Fenolojik Bakımdan Değerlendirilmesi*


Creative Commons License

Çirka M. , ÇİFTÇİ V.

TÜRKİYE TARIMSAL ARAŞTIRMALAR DERGİSİ, cilt.2006, ss.109-121, 2016 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 2006 Konu: 3
  • Basım Tarihi: 2016
  • Dergi Adı: TÜRKİYE TARIMSAL ARAŞTIRMALAR DERGİSİ
  • Sayfa Sayıları: ss.109-121

Özet

Bu çalışma 2009-2011 yılları arasında, Doğu Anadolu Bölgesi’nin güneyinde (Bitlis, Bingöl, Muş, Malatya, Tunceli, Elazığ, Hakkâri, Van) taze tüketim için yetiştiriciliği yapılan fasulye popülasyonlarından toplanan 378 genotipin fenolojik özelliklerin belirlenmesi ve taze tüketime yönelik kullanılabilecek ümitvar hatların seçilmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada 4F-89 ve Helinda Gold sırık, Yalova-5 ve Yalova-17 bodur fasulye çeşitleri kontrol olarak kullanılmıştır. Toplanan 378 hattın tartılı derecelendirilmesi ve fenolojik gözlemler sonucunda; 2010 yılında, 62 sırık ve 26 bodur; 2011 yılında ise, 88 hattın arasından 30 sırık ve 8 bodur taze fasulye ümitvar hat olarak belirlenmiştir. Çalışma sonunda standart çeşitler ile toplanan ve değerlendirilen hatlar arasında farklılıkların olduğu tespit edilmiştir.

 The study was carried out to record the phenological features and to identify promising cultivar candidates by selection criteria of 378 collected bean germplasm which were suitable for fresh consumption in South of Eastern Anatolia (Bitlis, Bingöl, Muş, Malatya, Tunceli, Elazığ, Hakkâri, Van) in 2009-2011. In the study, 4F-89 and Helinda Gold pole bean cultivars, Yalova-5 and Yalova-17 dwarf bean cultivars were used as standard control varieties. According to the weighing rating and phenological observations, 62 pole and 26 dwarf fresh beans were identified as promising candidate lines among collected 378 lines in 2010. Among these 86 suitable lines, 30 pole and 8 dwarf fresh beans were observed as promising candidate lines. According to the result of the study, significant differences were determined between the standard cultivars and the local varieties.