Diş hekimi koltuğundan ekran başına: Çocuklarda tele diş hekimliği tanısının doğruluğu ve kabulü


Avcı B., Zelçek H. T.

31.Uluslararası Türk Pedodonti Derneği Kongresi, Antalya, Türkiye, 4 - 07 Ekim 2025, ss.92, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.92
  • Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

AMAÇ: Bu çalışma, pedodontide akıllı telefon tabanlı telediş hekimliği yönteminin tanısal uygulanabilirliğini ve çocukların bu teknolojiye yönelik tu-

tumlarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır.

YÖNTEM: Çocuk hastaların ağız içi muayeneleri hem klinikte yüz yüze hem de akıllı telefon aracılığıyla uzaktan gerçekleştirilmiştir. Ağız içi bulgular,

deneyimli bir pedodontist (BA) tarafından, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) çocuklar için hazırladığı ağız sağlığı değerlendirme formu kullanılarak klinik

ve radyografik olarak kaydedilmiştir. Bu form, teşhis ve tedavi planlamasında “altın standart” olarak kabul edilmiştir. Ağız içi fotoğrafları, hep aynı

hekim (HTZ) tarafından standart bir odaklama prosedürü ile kaydedilmiştir. Uzaktan değerlendirme, çalışmaya gönüllülük esasına göre katılan iki pe-

dodontist tarafından yapılmıştır. Bu hekimlerin kalibrasyonu, aynı DSÖ formu ve rastgele seçilmiş 10 hastanın görüntüleri üzerinden gerçekleştirilmiş

(ICC=0,924). Süt ve daimi dişler ayrı ayrı değerlendirilmiş; davranışsal değerlendirme kapsamında çocukların klinik süreçteki tepkileri, Facial Image

Scale(FIS) ve beşli Likert tipi bir gözlem formu kullanılarak değerlendirilmiştir. Gözlem formunda ağız açıklığı, direnç, uyum ve kaygı gibi davranışsal

parametreler puanlanmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir.

BULGULAR: Klinik ve uzaktan değerlendirmeler arasında çok iyi düzeyde tanısal uyum saptanmıştır (Kappa=0,84–0,89; p<0,001). Klinik ve uzaktan ağız

içi değerlendirmede dmft/DMFT ölçümleri arasında, süt dişleri için ICC=0,959 (0,933–0,976), daimi dişler için ICC=0,888 (0,831–0,93) olmak üzere

çok iyi düzeyde korelasyon bulunmuştur (p<0,001). FIS ile davranışsal gözlem ölçeği ve kaygı arasında negatif; ağız açıklığı ve kaygı arasında pozitif

yönde anlamlı ilişkiler belirlenmiştir.

SONUÇLAR: Bu çalışma, akıllı telefon tabanlı telediş hekimliğinin klinik muayenelerle yüksek uyum gösteren güvenilir bir tanı yöntemi olduğunu ortaya

koymuştur. Çocukların düşük kaygısı ve olumlu tepkileri, yöntemin klinikte hasta iş birliğini desteklediğini göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Akıllı telefon, çocuk, davranış yönlendirmesi, diş çürüğü, tele diş hekimliği, tele sağlık

AIM: This study aimed to evaluate the diagnostic applicability of smartphone-based teledentistry in pediatric dentistry and to assess children’s atti-

tudes toward this technology.

METHODS: Intraoral examinations of pediatric patients were conducted both face-to-face in the clinic and remotely via smartphone. Intraoral findings

were recorded by an experienced pediatric dentist (BA) using the World Health Organization(WHO) oral health assessment form for children through

clinical and radiographic examinations. This form was accepted as the “gold standard” for diagnosis and treatment planning. Intraoral photographs

were taken by the same examiner (HTZ) following a standardized focusing protocol. Remote evaluations were performed by two calibrated pediatric

dentists. Calibration was conducted using the same WHO form and images of 10 randomly selected patients, resulting in an ICC of 0.924. Primary and

permanent teeth were evaluated separately. Behavioral responses during clinical procedures were assessed using the Facial Image Scale(FIS) and a

five-point Likert observation form scoring mouth opening, resistance, cooperation, and anxiety. Statistical significance was set at p<0.05.

RESULTS: Excellent diagnostic agreement was observed between clinical and remote assessments (Kappa=0.84–0.89; p<0.001). Strong correlations

were found for dmft/DMFT scores between clinical and remote evaluations (ICC=0.959[0.933–0.976] for primary teeth; ICC=0.888[0.831–0.93] for

permanent teeth; p<0.001). FIS showed a negative correlation with anxiety, while mouth opening correlated positively with anxiety.

CONCLUSIONS: Smartphone-based teledentistry demonstrated high diagnostic agreement with clinical examinations, confirming its reliability as a

diagnostic tool. Children’s low anxiety levels and positive behavioral responses indicate that this approach enhances patient cooperation and serves

as a practical option in clinical practice.

Keywords: behavioral guidance, child, dental caries, smartphone, teledentistry, telemedicine