Hyperreality and Metafiction in Fink: A Postmodern Simulation in the Footsteps of Baudrillard


Aykaç Ö. A.

TURKISH STUDIES, cilt.20, sa.4, ss.2359-2372, 2025 (SSCI, Scopus)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 20 Sayı: 4
  • Basım Tarihi: 2025
  • Doi Numarası: 10.7827/turkishstudies.81221
  • Dergi Adı: TURKISH STUDIES
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Scopus, Social Sciences Citation Index (SSCI), IBZ Online, Historical Abstracts, Index Islamicus, MLA - Modern Language Association Database, Political Science Complete, Public Affairs Index, Social Sciences Abstracts
  • Sayfa Sayıları: ss.2359-2372
  • Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Türkiye’de daha çok 21’inci yüzyılda geniş bir okur kitlesine kavuşan ve belirgin eserler verdiğipostmodern türün çağdaş yazarlarından biri olarak kabul edilen Murat Menteş, romanlarında belli bir düzlemdeilerlemeyen, belirgin bir gerçeklikten uzak ve üstkurmacanın hâkim olduğu anlatılar kurmasıyla öne çıkar.Türkiye’de kurgusal anlatımı başka bir boyuta taşıyan öncü yazarlardan biri olarak değerlendirilen Menteş’inFink adlı romanı, yazarın gerçek hayatta var olan bir modelle tesadüfi bir karşılaşmasını merkeze alarak,biyografik bir öyküyü postmodern kurguya dönüştürmesiyle dikkat çeker. Büyük çoğunluğu gerçek hayattayaşayan karakterlerin anlatıları bir araya getirilerek, geriye dönüşler ve önseme teknikleriyle düzensiz birzaman yolculuğu şeklinde kurgulanan Fink, yalnızca bir üstkurmaca örneği olarak anlatıyı karmaşık hale getirmekle kalmaz; aynı zamanda ince ironiler ve yazarın doğrudan anlatıya müdahil olmasıyla postmodern birikonografi yaratır. Romanın, Jean Baudrillard’ın simülakr ve hipergerçeklik kavramlarıyla doğrudan ilişkiliolduğu söylenebilir. Fink, gerçek ve kurmaca arasındaki sınırları muğlaklaştırarak, anlatıyı yalnızca bir hikâyeolmaktan çıkarıp bir simülasyon haline dönüştürmektedir. Baudrillard’ın öne sürdüğü gibi, modern dünyadagerçekliğin yerini simülakrlar almakta ve temsil edilen dünya orijinal gerçeklikten bağımsız yeni birhipergerçeklik yaratmaktadır. Menteş’in romanı da hem anlatı yapısı hem de karakterlerin medya aracılığıylayeniden inşa edilen kimlikleri üzerinden hipergerçek bir metin olarak değerlendirilebilir. Yazarın öncekiromanlarında da görülen postmodern anlatım tekniklerinden farklı olarak, Fink’te kahramanın yazar ile işbirliği yaparak anlatının bir parçası haline gelmesi, romanın gerçeklik, kimlik ve kurmaca arasındaki geçişlerisorgulayan bir metin olarak okunmasını sağlar. Bu makale, Fink’i üstkurmacanın kült bir tasviri olarak elealırken, aynı zamanda postmodern öğelerin sıradışı konumlandırılması ve yan yana dizilimi üzerinden detaylıbir inceleme sunmayı amaçlamaktadır. Baudrillard’ın gerçekliğin simülakrlar yoluyla yeniden üretildiği görüşübağlamında, romanın hipergerçeklik ve postmodern anlatı teknikleriyle nasıl yeni bir anlatı modeli sunduğunuortaya koymayı hedeflemektedir.