KİNEMATİK ETKİLEŞİM ALTINDAKİ KAZIKLARDA ZEMİN RİJİTLİĞİNİN KESİT TESİRLERİNE ETKİSİ


Naiboğlu H., Bildik S.

II. INTERNATIONAL CONGRESS OF BLACK SEA SCIENTIFIC, Samsun, Türkiye, 14 - 16 Ağustos 2026, ss.34-46, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Samsun
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.34-46
  • Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY 2018) ile zayıf zemin koşullarında kazık-zemin-yapı

etkileşiminin hesaba katılması zorunlu hâle gelmiştir. Kohezyonlu zeminlerde dayanımın artması

genellikle daha elverişli bir tasarım durumu olarak değerlendirilmekle birlikte, kinematik etkileşim

koşullarında bu kabulün geçerliliği açık değildir. Bu çalışmada, kil zeminlerde zemin rijitliğinin

kazıklarda oluşan kesit tesirleri üzerindeki etkisi TBDY 2018'de tanımlanan Yöntem III esas alınarak

sayısal olarak incelenmiştir.

Analizler dört aşamada yürütülmüştür: deprem kaydının seçilmesi, DEEPSOIL 6.1 ile bir boyutlu zemin

tepki analizi, p-y eğrilerinin hesaplanması ve SAP2000 ile sonlu elemanlar çözümü. Kazık boyunca her

1 m'de tanımlanan düğüm noktalarına basınca çalışan link elemanlarla p-y yayları atanmış, zemin tepki

analizinden elde edilen ortalama maksimum yer değiştirmeler mesnet noktalarına etki ettirilmiştir.

Kohezyon değeri c = 50, 100 ve 150 kPa olan üç farklı kil profili dikkate alınmış; profillerin plastisite

indisi ve kayma dalgası hızı değerleri kohezyonla uyumlu olarak tanımlanmıştır. Analizler boy-çap oranı

L/D = 5 ve L/D = 20 olan kazıklar için gerçekleştirilmiş, Kobe deprem kaydı DD-1 (0.75g) ve DD-2

(0.44g) düzeylerine ölçeklenerek uygulanmıştır.

Sonuçlar, zemin rijitliğinin artmasının dinamik yükleme sırasında oluşan yer değiştirmeleri azaltmasına

karşılık, kazığa etkiyen eğilme momentlerini artırdığını göstermektedir. Bu davranış, rijitlik artışının

kazık düğüm noktalarındaki yay sabitini büyütmesinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca deprem düzeyinin

DD-2'den DD-1'e çıkarılması durumunda momentlerin yaklaşık iki kat arttığı, bu oranın üç profilde de

korunduğu belirlenmiştir. Bulgular, kinematik etkileşim analizlerinde daha rijit kil zeminlerin otomatik

olarak daha elverişli sayılmaması gerektiğini ortaya koymaktadır.