5th International Conference on Recent Academic Studies, Konya, Türkiye, 2 - 03 Aralık 2025, ss.466-470, (Tam Metin Bildiri)
Çıkarımsal istatistikte, uygulanan tedaviler, müdahaleler veya muameleler arası arasındaki
farklılığın veya özellikler (değişkenler) arasındaki ilişkinin istatistik olarak önemli (anlamlı) olup
olmadığını belirlemek üzere istatistik hipotez testi yapılır. Yapılan test sonucuna göre yanılma olasılığı
olarak ifade edilen ve genellikle %5 olarak alınan Tip I hata () düzeyine göre karar verilir. Karar
sonucunda test hipotezi ret edildiğinde, denemede gözlenen farklılık (veya ilişki) ve mutlak değer olarak
daha büyük farklılığın (veya ilişkinin), tesadüften ileri gelmiş olma olasılığının, başlangıçta kararlaştırılan
Tip I hata düzeyinden daha küçük olduğuna, diğer bir ifade ile tesadüften ileri gelmemiş olduğuna
hükmedilir. İstatistik olarak önemli (anlamlı) bulunan her sonuç, klinik olarak önemli (anlamlı) olmayabilir.
Benzer şekilde, istatistik olarak önemli (anlamlı) bulunmayan bir sonuç ta klinik olarak önemli (anlamlı)
olabilir. Klinik önemliliği belirlemeye yönelik doğrudan kullanılan bir istatistik test yöntemi olmamasına
rağmen, klinik önemliliği yorumlamada okuyuculara ve araştırmacılara yardımcı olmak üzere etki
büyüklüğü ölçütlerinin kullanılması önerilmektedir. Etki büyüklüğü ölçütleri, genel olarak orijinal formda
ve standartlaştırılmış (veya standardize edilmiş) formda hesaplanabilir. Bu çalışmada, yaygın olarak
kullanılan standardize edilmiş etki büyüklüğü ölçütlerine değinilmiştir. Sonuçta, etki büyüklüğü
ölçütlerinin, istatistik önemliliğin (anlamlılığın) yanı sıra araştırma bulgularının klinik veya pratik
önemliliği hakkında araştırmacılara yardımcı olan ölçütler olduğu ve istatistik önemliliği belirten p
değerinin yanı sıra, klinik önemlilik hakkında yorum yapmaya yardımcı olan uygun etki büyüklüğü
ölçütlerinin de raporlanması gerektiği vurgulanmıştır.