36. Ulusal Kimya Kongresi, Van, Türkiye, 31 Ağustos - 03 Eylül 2025, ss.139, (Özet Bildiri)
Kanser, günümüzde tüm dünyada hızla artan görülme sıklığı ve ölüm oranları ile küresel bir sağlık problemi haline gelmiştir. Temelde, hücrelerin normal büyüme ve bölünme düzeninin bozulmasıyla karakterize edilen bu hastalık, kontrolsüz hücre çoğalması sonucu doku ve organlara yayılım göstererek ciddi sistemik bozulmalara neden olmaktadır. Kanser türleri, etkilenen doku veya organa göre sınıflandırılmakta olup, bu sınıflamalardan biri de gastrointestinal sistemin önemli bir parçası olan kolorektal bölgeden kaynaklanan kolorektal kanserdir (KK). Kolorektal kanser, dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olup, özellikle geç evrede tanı alması nedeniyle yüksek mortaliteye sahiptir [1]. Bu nedenle, kolorektal kanserin erken dönemde tespit edilmesine yönelik yenilikçi, hassas, hızlı ve maliyeti düşük tanı yöntemlerinin geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Son yıllarda, biyobelirteçlerin (biomarker) tespiti yoluyla yapılan non-invaziv tanı yöntemleri ön plana çıkmış; bu kapsamda CEA (Carcinoembryonic Antigen) gibi kanserle ilişkili biyobelirteçler, özellikle kolorektal kanserin erken teşhisi için önemli bir hedef haline gelmiştir [2]. CEA düzeyinin elektrokimyasal yöntemlerle tespiti, klasik immünoanalitik yöntemlere kıyasla daha hızlı yanıt süresi, düşük algılama sınırı ve taşınabilir sistemlere uyarlanabilirlik gibi avantajlar sunmaktadır [3]. Bu çalışmada, kolorektal kanserin erken tanısına katkı sağlamak amacıyla biyoafinite temelli elektrokimyasal bir sensör sistemi geliştirilmiştir. Çalışmada, yüksek elektrokatalitik aktiviteye ve iletkenliğe sahip CrFe₂O₄/ MWCNT (çok katmanlı karbon nanotüp) kompozit yapısı katalizör olarak sentezlenmiştir. Bu nanokompozit, camsı karbon (glassy carbon) elektrot üzerine modifiye edilerek üçlü elektrot sistemine entegre edilmiş ve CEA biyobelirteci ile spesifik etkileşim göstermesi sağlanmıştır. Yapılan araştırmada, elektrot yüzeyine modifiye edilen CrFe₂O₄/MWCNT nanokompozitin morfolojik ve yapısal karakterizasyonu SEM (Taramalı Elektron Mikroskobu), EDX (Enerji Dağılımlı X-Işını Spektroskopisi) gibi tekniklerle detaylı olarak incelenmiştir. Elektrokimyasal performans değerlendirmeleri ise CV (Cyclic Voltammetry) ve DPV (Diferansiyel Puls Voltammetri) yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler, geliştirilen elektrokimyasal sensör sisteminin yüksek seçiciliğe ve düşük algılama sınırına sahip olduğunu, bu nedenle CEA’nın tespiti için oldukça uygun bir platform sunduğunu ortaya koymuştur.