ÖĞRETMEN AKADEMİLERİNDE BELİRSİZLİK SORUNU VE EĞİTİM EKOSİSTEMİNE YANSIMALARI


Yılmaz K.

7. ULUSLARARASI İSTANBUL GÜNCEL BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR KONGRESİ, İstanbul, Türkiye, 15 Şubat 2026, ss.55-56, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.55-56
  • Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Son yıllarda öğretmen yetiştirme ve mesleki gelişim alanında gündeme gelen öğretmen akademileri, amaç ve işleyiş bakımından henüz netleşmemiş yapılarıyla dikkat çekmektedir. Bu akademilerin hedef kitlesi, eğitim sürecine katkısı, öğretmenlik mesleği içindeki konumu ve uzun vadeli etkileri konusunda yaşanan belirsizlikler, yalnızca öğretmenleri değil, dolaylı olarak öğrencileri de etkileyebilecek bir durum ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışma, öğretmen akademilerindeki yapısal ve işlevsel belirsizliklerin öğrenciler üzerinde yaratabileceği olası olumsuz sonuçları eleştirel bir bakış açısıyla incelemeyi amaçlamaktadır.

Çalışmada, öğretmen akademilerinin belirsizliği üç temel boyut üzerinden ele alınmaktadır: maddi etkenler, psikolojik etkenler ve eğitsel-sosyal yansımalar. Maddi boyutta, öğretmen adaylarının ve görevdeki öğretmenlerin ek eğitim süreçlerine yönlendirilmesinin ekonomik yük oluşturabileceği; bu yükün öğretmenlerin motivasyonu ve mesleki doyumu üzerinde dolaylı etkiler yaratabileceği tartışılmaktadır. Öğretmenin yaşadığı ekonomik baskının, sınıf içi etkileşimlere ve öğrenciyle kurulan pedagojik ilişkiye yansıma potansiyeli bu bağlamda değerlendirilmektedir.

Psikolojik etkenler açısından, öğretmen akademilerinin zorunlu mu yoksa gönüllü mü olduğu konusundaki belirsizliklerin, öğretmenlerde kaygı, yetersizlik hissi ve mesleki güvensizlik duygularını tetikleyebileceği üzerinde durulmaktadır. Sürekli yeniden yeterlik kanıtlama baskısı, öğretmenin mesleki kimliğini zedeleyebilir ve bu durum, öğretmen-öğrenci ilişkisinin niteliğini olumsuz yönde etkileyebilir. Öğrenciler, öğretmenin yaşadığı bu psikolojik gerilimi dolaylı olarak deneyimleyebilir.

Eğitsel ve sosyal boyutta ise, öğretmen akademilerinin pedagojik yaklaşımlarının net olmaması durumunda sınıf içi uygulamalarda tutarsızlıklar ortaya çıkabileceği vurgulanmaktadır. Öğretmenin hangi yaklaşımı, hangi yeterlik ölçütünü esas alacağı konusundaki belirsizlik, öğrenciler açısından öğrenme süreçlerinde güvensizlik ve kopukluk yaratabilir. Ayrıca bu durum, eğitimde fırsat eşitliği ve pedagojik süreklilik ilkeleriyle de çelişebilecek sonuçlar doğurabilir.

Sonuç olarak bu çalışma, öğretmen akademilerinin yalnızca öğretmen merkezli değil, öğrenci merkezli etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini savunmaktadır. Akademilerin amaç, içerik ve uygulama çerçevesi netleşmeden hayata geçirilmesinin, eğitim sisteminde yeni sorun alanları oluşturabileceği; bu nedenle daha şeffaf, kapsayıcı ve pedagojik temelli bir yapılandırmaya ihtiyaç duyulduğu vurgulanmaktadır.