INTERNATIONAL CONGRESS ON SUSTAINABLE AGRICULTURE-II, Iğdır, Türkiye, 4 - 05 Mart 2025, ss.223-224, (Özet Bildiri)
Bu
çalışma, sıvı solucan gübresi (SSG), salisilik asit (SA) ve prolin (PR)
uygulamalarının taze soğan (Allium cepa L.) bitkisinin büyüme ve gelişim
parametreleri üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Araştırma, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin ısıtmasız cam serasında, tesadüf
blokları deneme desenine göre yürütülmüş ve bitki boyu, kök uzunluğu, gövde çapı,
yaprak sayısı, toplam yaş ve kuru ağırlık ile SPAD değeri gibi parametreler
incelenmiştir. Deneme sonuçları, uygulamalar arasında istatistiksel olarak
anlamlı farklar olduğunu göstermiştir (P<0.05). Özellikle, SSG1+SA1+PR1
kombinasyonu, bitki boyu (29,81 cm), toplam yaş ağırlık (187,33 g) ve toplam
kuru ağırlık (22,68 g) gibi verim parametrelerinde en yüksek değerleri sağlamıştır.
Bununla birlikte, SPAD değeri gibi klorofil içeriğini temsil eden
parametrelerde kombinasyon gruplarının bireysel uygulamalara kıyasla daha düşük
performans göstermesi (60,13) dikkat çekmiştir.
Prolinin
bireysel uygulamalarda SPAD değeri (67,70) ve kök uzunluğu (14,64 cm) üzerindeki
olumlu etkileri, kombinasyonlarda yeterince ifade edilememiştir. Özellikle SA
ve SSG’nin yüksek dozlarının bazı kombinasyonlarda büyüme parametrelerini baskılayıcı
etkileri olabileceği belirlenmiştir. Yapılan kümelenme analizi ve PCA sonuçları,
kombinasyon gruplarının bireysel uygulamalara göre belirli sinerjik etkiler sağladığını
ancak bazı parametrelerde antagonistik etkileşimlerin ortaya çıktığını göstermiştir.
Sonuç
olarak, sıvı solucan gübresi, salisilik asit ve prolinin doğru dozaj ve
kombinasyonlarla kullanıldığında taze soğan yetiştiriciliğinde büyüme ve verimi
artırabileceği belirlenmiştir. Ancak, uygulama dozlarının optimize edilmesi
gerektiği ve bu kombinasyonların açık saha koşullarında da test edilerek
ekonomik uygulanabilirliğinin araştırılması önerilmektedir. Ayrıca, bu bileşiklerin
uzun dönemli etkilerinin değerlendirilmesi ve farklı bitkilerde de uygulanarak
tarımsal sürdürülebilirliğe katkılarının incelenmesi faydalı olacaktır.
This study aimed
to evaluate the effects of liquid vermicompost (LVC), salicylic acid (SA), and proline
(PR) applications on the growth and development parameters of green onion
(Allium cepa L.). The research was conducted in an unheated glass greenhouse at
Van Yüzüncü Yıl University using a randomized block design, and parameters such
as plant height, root length, stem diameter, number of leaves, total fresh and
dry weight, and SPAD values were analyzed. The experimental results revealed
statistically significant differences (P<0.05) among the treatments.
Specifically, the SSG1+SA1+PR1 combination yielded the highest values for plant
height (29.81 cm), total fresh weight (187.33 g), and total dry weight (22.68
g). However, SPAD values, which represent chlorophyll content, showed an unexpected
decrease (60.13) in the combination treatments compared to individual
applications.
The positive
effects of proline on SPAD values (67.70) and root length (14.64 cm) in
individual applications were not fully expressed in the combination treatments.
In particular, the high doses of SA and LVC in some combinations were found to
have inhibitory effects on certain growth parameters. Clustering and PCA analyses
indicated that combination treatments provided certain synergistic effects
compared to individual applications but also revealed antagonistic interactions
for some parameters. The control group was clearly differentiated from all
other treatments, highlighting the significant impact of the applications on
plant growth and development.
In conclusion,
the study demonstrated that liquid vermicompost, salicylic acid, and proline
can enhance growth and yield in green onion cultivation when applied with optimized
doses and combinations. However, further research is recommended to optimize
application doses, evaluate the economic feasibility of these combinations in
open-field conditions, and investigate their long-term impacts. These findings
also suggest that testing these treatments on other crops could contribute to
sustainable agricultural practices.