Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Anestezi Teknikerlerinin Anksiyete ve Depresyon Durumunun HAD Ölçeği ile Değerlendirilmesi


Creative Commons License

Güneş H. Y. , Demirkıran H.

4. Palandöken Anestezi Güneri, Erzurum, Türkiye, 23 Kasım 2019 - 24 Ocak 2020

  • Basıldığı Şehir: Erzurum
  • Basıldığı Ülke: Türkiye

Özet

Giriş ve Amaç: Depresif bozukluklarda yaşam boyu intihara eğilim oranı %15 iken anksiyete bozukluklarında bu oran %13,4’tür. Hastane Anksiyete ve Depresyon (HAD) ölçeğinin intihar riskini belirlemede kullanılabileceği çalışmalarla gösterilmiştir. Anestezi teknikerleri çalıştıkları koşullar nedeni ile anksiyete ve depresyona maruz kalabilir. Ayrıca anestezi teknikerlerinin anestezik ilaçlara erişim kolaylığı ve bu ilaçları kullanabilme becerileri nedeni ile intihara girişimleri ölümle sonuçlanabilir. Bu çalışmamada amacımız; Van YYÜ Tıp Fakültesi anestezi teknikerlerinin anksiyete ve depresyon durumunu HAD ölçeği ile değerlendirmektir.
Yöntem: Bu çalışma yerel etik kurul onayı alındıktan sonra 2019 yılı Ekim ayında uygulandı. Çalışmada anestezi teknikerlerinin anksiyete ve depresyon durumları; demografik özellikleri, mesleki deneyim yılı, aylık nöbet sayıları, tatillerde çalışıp çalışmadıkları, onları kaygılandıran en önemli nedenler ve HAD ölçeği anket yöntemi ile sorgulandı. Sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirildi. Çalışmaya 12’si kadın olmak üzere toplam 37 anestezi teknikeri katıldı.
Bulgular: Tüm personelin %68’i erkek (n=25), %32’si kadındı (n=12). Ek olarak onların %68’i evli (n=23) ve %32’si (n: 12) bekârdı. Anestezi teknikerlerin %24’ ünde (n: 9) anksiyete puanı ve %30’ unda (n: 11) depresyon puanı ≥11 üzerinde idi. Onların %70’ i Erkek (n: 7) ve evli (n: 7) idi. Nöbet sayıları ile anksiyete ve depresyon skoru arasında korelasyon yoktu (p>0.01). Anksiyete oranı yüksek olanlar ile olmayanların mesleki deneyim yılı ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu (p>0.01).
Tartışma: Onları kaygılandıran en önemli nedenler arasında ilk üç sırayı mesleki tatminsizlik, ekonomik nedenler ve hekimlerle olan anlaşmazlıklar alıyordu. İntiharın önlenmesinde anksiyete bozukluklarının erken tanı ve tedavisi önemli bir yer tutar. Anestezi teknikerlerinde çalıştıkları ortama bağlı olarak anksiyete ve depresyon daha yaygın olabilir.
Sonuç: Belli grupların anksiyete ve depresyon durumlarının saptanması, bu grubun intihar girişim oranlarına projeksiyon yapma imkânı sağlayabilir. Anksiyete ve depresyona yol açan sorunlar zamanında tespit edilerek çözülebilirse, çalışma ortamı ve şartları iyileştirilebilir ve anksiyete ve depresyon ortaya çıkmadan önlenebilir.