Gulyabani’nin Uyarlama Süreci: Romandan Tiyatroya Türlerarası Dönüşümün Karşılaştırmalı Analizi
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sa.73, ss.286-297, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: Sayı: 73
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.53568/yyusbed.1918650
- Dergi Adı: Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), MLA - Modern Language Association Database, Directory of Open Access Journals, TR DİZİN (ULAKBİM), MLA International Bibliography, Academic Search Ultimate (EBSCO)
- Sayfa Sayıları: ss.286-297
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışma, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın toplumsal eleştiri ve realizm anlayışıyla kaleme aldığı Gulyabani (1913) romanı ile bu romanın Lale Oraloğlu ve Metin Arslan tarafından yapılan tiyatro uyarlamalarını karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Gürpınar, eserlerinde batıl inançları, halkın kolay yönlendirilebilir kolektif psikolojisini ve toplumsal aksaklıkları mizahi ve eleştirel bakışla ele alırken Gulyabani romanında korku ile akılcılık arasındaki gerilimi merkeze alır. Bu yönüyle eser, hem popüler anlatı geleneğinden beslenen hem de modernleşme sürecindeki toplumun zihniyet yapısını sorgulayan önemli bir metin niteliği taşır. Çalışmanın kuramsal arka planında roman, tiyatro, uyarlama, mimesis ve diegesis kavramları ele alınmakta, romanın anlatma esasına dayalı yapısıyla tiyatronun gösterme mantığına bağlı kurgusu arasındaki farkların uyarlama sürecini nasıl belirlediği ortaya konulmaktadır. İnceleme bölümünde Gulyabani, olay örgüsü, tematik yapısı, karakterleri, mekânı, zamanı, anlatım teknikleri ile dil ve üslup özellikleri bakımından roman ve iki ayrı uyarlama metni üzerinden değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, Lale Oraloğlu’nun uyarlamasının kaynak metnin temel olay örgüsüne ve karakter kadrosuna büyük ölçüde bağlı kaldığını ancak anlatımı sahne olanaklarına uyarlayarak korku, gerilim ve trajikomik unsurları iç içe geçiren bir yapı kurduğunu göstermektedir. Metin Arslan’ın uyarlaması ise romanı çıkış noktası olarak kullanmakta; kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kültürel yozlaşma gibi güncel temalarla eseri yeniden kurgulamaktadır. Gulyabani, tiyatroya aktarım sürecinde aynı kaynak metinden hareketle farklı estetik, ideolojik ve dramatik yorumların üretilebildiğini gösteren dikkat çekici bir örnek olarak değerlendirilmektedir.
This study offers a comparative analysis of the novel Gulyabani (1913), written by Hüseyin Rahmi Gürpınar—one of the prominent figures of Turkish literature known for his realist perspective and social criticism—and its theatrical adaptations by Lale Oraloğlu and Metin Arslan. In his works, Gürpınar addresses superstition, the easily malleable collective psychology of the public, and various social dysfunctions through satirical and critical lens; in Gulyabani, he foregrounds the tension between fear and rationality. In this respect, the novel stands as a significant text that both draws on popular narrative traditions and interrogates the mentality of a society undergoing modernization. The theoretical framework of the study engages with the concepts of the novel, theatre, adaptation, mimesis, and diegesis, and examines how the distinction between the narrative mode of the novel and the representational logic of theatre shapes the process of adaptation. In the analytical section, Gulyabani is evaluated comparatively across the original novel and its two adaptations in terms of plot structure, thematic configuration, characterization, spatial and temporal organization, narrative techniques, as well as language and style. The findings indicate that Lale Oraloğlu’s adaptation remains largely faithful to the fundamental plot and character structure of the source text, while transforming the narrative through stage-specific means into a structure in which fear, tension, and tragicomic elements are intertwined. Metin Arslan’s adaptation, on the other hand, uses the novel as a starting point and recontextualizes the work with contemporary themes such as women’s rights, gender equality, and cultural degeneration. Gulyabani emerges as a compelling example demonstrating how a single source text can generate diverse aesthetic, ideological, and dramatic interpretations in the process of theatrical adaptation.