The 7th INCSOS International Congress of Social Sciences (2-3-4 June 2022), Baku, Azerbaycan, 2 - 04 Haziran 2022, ss.379, (Özet Bildiri)
Türkler ilk yerleşim yerleri olan Orta Asya’dan başlayarak günümüze kadar farklı
coğrafyalarda birçok devlet kurmuş köklü bir medeniyetin temsilcisi olan bir millettir. Gerek
İslamiyet’in kabulünden önce gerekse de İslamiyet’in kabulünden sonra kurulan bu devletlerin
birçoğunun uzun ömürlü ve benzer teşkilat yapısına sahip olmaları, ortak bir devlet geleneğinin
olduğunu göstermektedir. Bu geleneğin başında devletin kurulma amacı gelir. Türklerde devlet,
halka haktan alınan yetki ile adil bir düzen oluşturarak hizmet etmekle mükellef bir kurum
olarak ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla Türk devletlerinde yöneten ve yönetilenler arasındaki
denge, her dönem kanunlarla şekillenmiş bir sistem olarak tezahür etmiştir. İslamiyet’in
kabulünden önce töre, İslamiyet’in kabulünden sonra ise törenin devamı niteliğinde olan örf-i
kanunların yanında temelini İslam hukukundan alan şer-i kanunların, başta yönetenler olmak
üzere herkesi bağlayıcı özelliğe sahip olması, devletin var olma amacı ile bütünsel bir ilişki
kurmaktadır. Türk devletlerinde kanunların bağlayıcılığının yanında Türk siyasal hayatına yön
veren ve gelenekselleşen kurumlar vardır. Bu kurumların başında ise istişare meclisleri
gelmektedir. İslamiyet öncesi Türk devletlerinde kurultay ve toy olarak adlandırılan bu
kurumlar İslamiyet’in kabulünden sonra idari yapı içinde divan ve meşveret meclisleri olarak
yer almıştır. Bu çalışmada, ilk Türk devletlerinden başlamak üzere Selçuklular ve Devlet-i
Aliyye-i Osmaniye’nin çöküşüne kadar Türk siyasal sistemi içinde istişare kurumlarının yeri
ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve şu an uygulanmakta olan Cumhurb