SAĞLIK & BİLİM 2026: Beslenme-I, Hatice Baygut,Yasemin Beyhan, Editör, EFE Akademik Yayıncılık, İstanbul, ss.85-100, 2026
İnflamasyon ve oksidatif stres, modern toplumlarda artan kronik hastalıkların patogenezinde merkezi rol oynayan biyolojik süreçlerdir. Kardiyovasküler hastalıklar, diyabet, kanser, nörodejeneratif hastalıklar ve metabolik sendrom gibi birçok hastalıkta bu iki süreç birbirini tetikleyen patofizyolojik mekanizmalar olarak ortaya çıkar. Oksidatif stres, reaktif oksijen türlerinin (ROS) üretimi ile antioksidan savunma mekanizmaları arasındaki dengenin bozulması sonucu gelişirken; inflamasyon, immün sistemin patojenlere veya doku hasarına karşı verdiği kompleks bir yanıtı ifade eder. Güncel literatür, beslenme alışkanlıklarının hem oksidatif stres hem de inflamasyon üzerinde güçlü etkiler oluşturduğunu göstermektedir. Antioksidan bileşikler, polifenoller, omega-3 yağ asitleri, vitaminler ve diyet lifi gibi besin bileşenleri inflamasyonu azaltıcı etkilere sahipken; yüksek glisemik indeksli karbonhidratlar, trans yağlar ve ultra işlenmiş gıdalar proinflamatuar süreçleri tetikleyebilir. Bu bölümde inflamasyon ve oksidatif stresin biyokimyasal temelleri, aralarındaki etkileşim, beslenmenin bu mekanizmalar üzerindeki etkileri ayrıntılı olarak ele alınmaktadır