Türkiye'de Kürtçe-Türkçe konuşan ikidilli çocukların Türkçe kazanımları


Creative Commons License

Varol O., Rehbein J.

Yeni Türkiye Türk Dili Özel Sayısı, vol.2, no.100, pp.353-366, 2018 (Peer-Reviewed Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 2 Issue: 100
  • Publication Date: 2018
  • Journal Name: Yeni Türkiye Türk Dili Özel Sayısı
  • Page Numbers: pp.353-366
  • Van Yüzüncü Yıl University Affiliated: Yes

Abstract

2015 yılında tamamlanan “Avrupa’da çok dilli eğitime yaklaşımlar” (Approaches to Multilingual Schools in Europe “AMuSE”) konu başlıklı Avrupa Birliği Projesi kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın da izni ile Türkiye’de,  İstanbul, Mardin ve Antalya’daki beş farklı okulda yüz civarındaki öğrenci ile uygulamalı testler yapıldı. 1 ve 4’üncü sınıf öğrencilerinin Türkçe ve Kürtçe konusundaki dil yetkinliklerinin anlaşılmaya çalışıldığı bu çalışmada, ikidillilik seviyelerine bağlı olarak her iki dilde algılama-anlama ve üretme (konuşma) başarılarının değişebildiği anlaşılmaktadır. Diller, farklı yapısal düzenlemelere sahip olsalar da çocuğun Türkçe bilgisi Kürtçesini; Kürtçe bilgisi de Türkçesini etkilemektedir. Dengeli ikidillilik seviyesine sahip olan çocuklar, testlerden izleme-dinleme ve yeniden aktarma konularında,  karmaşık cümle yapıları üretmede diğer çocuklara göre daha başarılı olmuşlardır. Fakat, Kürtçeye algılayıcı ve gerileyici ikidillilik seviyesinde hakim olan çocuklar, sözceleme süreçlerinde hedef sözcüğe ulaşamama kaynaklı duraksamalar, “şey” dolgu öğesi kullanımı sıklığı, sözce tamirleri ve duraksamalarla iletişim sıkıntılarını sergilemişlerdir. Türkçenin, Kürtçe ile olan ilişkisi artzamanlı araştırmaları da içine alacak şekilde değerlendirilmeli ve sosyal yaşamda bu dillerin rolleri ayrıntılı olarak ele alınmalıdır. Böylelikle, bu dilleri konuşan farklı nesiller arasındaki iletişimsel kopuklukların önüne geçilebilir. Çok dilliliğin insan bilişselliği için bir kazanım olduğu günümüzde ve geçmişte yapılan birçok araştırma sonucunda ortaya konulmuştur. Türkçenin, bölge insanlarınca her türlü toplumsal alanda gerektiği gibi kullanımı, yani ikidillilerin, ikidillilerle ve tekdillilerle iletişimleri süreci, dilsel ihtiyaç ve kullanım farkındalıklarının oluşmasına bağlı olarak düzelenip geliştirilmelidir.