Türkiye’de Yoksulluğun Mikro Düzeyde Belirleyicileri: Kantil Regresyon Analizi


Van M. H.

Çankırı Karatekin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, vol.12, no.2, pp.105-129, 2022 (Peer-Reviewed Journal)

Abstract

Yoksulluk ile ilgili çalışmalar incelendiğinde, insanların yaşadığı yoksulluğun belirleyicileri üzerine yapılan çalışmaların olduğu fakat yoksulluk dağılımındaki heterojenliği dikkate alan çalışmaların olmadığı görülmüştür. Bu makalenin temel amacı, Türkiye için bir yoksulluk profili oluşturarak, belirleyicilerin yoksulluk düzeyleri üzerindeki farklı etkilerini incelemektir. Çalışmada yoksulluk düzeylerini araştırmak için, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması” 2019 yılı verileri derlenmiş ve Kantil regresyon modeliyle de analizler yapılmıştır. Ayrıca bu çalışma Türkiye’ de yoksulluğun belirleyicilerini açıklamada kantil regresyon yöntemini kullanan ilk makale olma özelliği taşımaktadır. Yoksulluğun farklı derecelerdeki belirleyicilerinin ne ölçüde ortaya çıktığını bulmak amacıyla yoksulluk dağılımını “aşırı yoksul”, “derin yoksul”, “yoksulluk sınırı”, “yoksulluğa yakın” ve “geçici yoksul olmayan” şeklinde beş grup olarak çalışmada analiz edilmiştir. Kantil regresyonlardan elde edilen sonuçlar, En küçük kareler (EKK) modelinin sonuçlarıyla karşılaştırılmış ve özellikle “aşırı yoksulluk” ile “derin yoksulluk” içindeki haneler ve modellerde kullanılan açıklayıcı değişkenlerin birçoğu için analiz edilen diğer gelir kategorilerinin önemli farklılıklar içerdiği görülmüştür. Çalışmanın önemli sonuçlarından biri farklı yoksulluk kategorisinde bulunan hanelerin gelir düzeyini arttırmalarının önemli yollarından biri eğitim seviyelerini yükseltmesi gerektiği diğeri ise hanedeki nüfusun fazla olması hanenin gelirini etkilemekle birlikte yoksulluk derinliği üzerinde de önemli bir etkiye yol açtığı şeklinde bulunmuştur. Bununla birlikte Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Kuzey Doğu Anadolu, Orta Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde yaşayanlar diğer bölgelerde yaşayanlara göre yoksulluğu daha derin yaşamaktadır. Beklentilerin aksine nitelikli tarım, ormancılık ve su ürünlerinde çalışanların, nitelik gerektirmeyen işlerde çalışanlar ile kıyaslandığında yoksulluğu daha derinden yaşamış olmaları politika yapıcıların ve karar alıcıların yoksullukla mücadelede başlangıç noktası açısından oluşturacakları politikalara ışık tutacaktır.

Yoksulluk ile ilgili çalışmalar incelendiğinde, insanların yaşadığı yoksulluğun belirleyicileri üzerine yapılan çalışmaların olduğu fakat yoksulluk dağılımındaki heterojenliği dikkate alan çalışmaların olmadığı görülmüştür. Bu makalenin temel amacı, Türkiye için bir yoksulluk profili oluşturarak, belirleyicilerin yoksulluk düzeyleri üzerindeki farklı etkilerini incelemektir. Çalışmada yoksulluk düzeylerini araştırmak için, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması” 2019 yılı verileri derlenmiş ve Kantil regresyon modeliyle de analizler yapılmıştır. Ayrıca bu çalışma Türkiye’ de yoksulluğun belirleyicilerini açıklamada kantil regresyon yöntemini kullanan ilk makale olma özelliği taşımaktadır. Yoksulluğun farklı derecelerdeki belirleyicilerinin ne ölçüde ortaya çıktığını bulmak amacıyla yoksulluk dağılımını “aşırı yoksul”, “derin yoksul”, “yoksulluk sınırı”, “yoksulluğa yakın” ve “geçici yoksul olmayan” şeklinde beş grup olarak çalışmada analiz edilmiştir. Kantil regresyonlardan elde edilen sonuçlar, En küçük kareler (EKK) modelinin sonuçlarıyla karşılaştırılmış ve özellikle “aşırı yoksulluk” ile “derin yoksulluk” içindeki haneler ve modellerde kullanılan açıklayıcı değişkenlerin birçoğu için analiz edilen diğer gelir kategorilerinin önemli farklılıklar içerdiği görülmüştür. Çalışmanın önemli sonuçlarından biri farklı yoksulluk kategorisinde bulunan hanelerin gelir düzeyini arttırmalarının önemli yollarından biri eğitim seviyelerini yükseltmesi gerektiği diğeri ise hanedeki nüfusun fazla olması hanenin gelirini etkilemekle birlikte yoksulluk derinliği üzerinde de önemli bir etkiye yol açtığı şeklinde bulunmuştur. Bununla birlikte Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Kuzey Doğu Anadolu, Orta Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde yaşayanlar diğer bölgelerde yaşayanlara göre yoksulluğu daha derin yaşamaktadır. Beklentilerin aksine nitelikli tarım, ormancılık ve su ürünlerinde çalışanların, nitelik gerektirmeyen işlerde çalışanlar ile kıyaslandığında yoksulluğu daha derinden yaşamış olmaları politika yapıcıların ve karar alıcıların yoksullukla mücadelede başlangıç noktası açısından oluşturacakları politikalara ışık tutacaktır.