Subhi Fehmâvî'nin "Sadikati'l Yahudiyye" Adlı Romanında Eleştiri Üslûbu


Dede M.

İslâm Düşüncesinde Eleştiri Kültürü ve Tahammül Ahlakı, Muş, Türkiye, 26 - 28 Nisan 2019, cilt.1, ss.319-327

  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: Muş
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.319-327

Özet

Yazarın yaşadığı çevrede meydana gelen olaylardan etkilenmeden eserini yazması düşünülemez. Bu olayların, edebi ürünler üzerindeki etkisi o toplum üzerinde meydana getirdiği tesir oranındadır. İnsanların yaşantılarını etkileyen bu türden olaylar, toplumların sanatını, edebiyatını ve diğer faaliyetlerini de doğrudan etkiler.

Uzun yıllardan beri devam eden ve özelde bölgenin, genelde tüm Müslümanların ortak sorunu olan Filistin meselesi, her alanda olduğu gibi edebiyat alanında da büyük buhranlar meydana getirmektedir. Her ne kadar insanlar İsrail devletinin dayattığı baskılardan dolayı topraklarını terk edip dışarda mülteci olarak yaşasalar da gördükleri bu zulüm ve baskıları, fırsat buldukları her alanda dile getirmeye çalışırlar. Edebiyatın farklı alanlarında eserler yazan Filistinli Subhi Fehmavi de neredeyse eserlerinin tamamına yakınında, Filistinlilerin yaşadıkları zorluk, zulüm ve baskıları bazen trajedi tarzında bazen de mizah tarzında eleştirel bir üslupla dile getirir. Özellikle yazdığı romanlarda seçtiği anlatıcılar vasıtasıyla, bu sorunları kendisine has kahbuke üslûbuyla okuyuculara aktarır.

Yazar özellikle “Sadikati el-Yehudiyye/Yahudi Kız Arkadaşım” adlı romanında anlatıcı olarak Filistinli bir karakteri tercih etmiştir. Romanda yan karakter olarak da Yahudi asıllı bir kadının birkaç ülkeyi kapsayan yolculuklarını konu edinmiş ve Filistinlilerin yaşadığı sorunları Filistinli gencin ağzından sıra dışı eleştirel bir üslûpla dile getirmiştir.

Çalışmamızda Subhi Fehmavi’nin Sadikati el-Yehudiyye adlı romanında Filistin asıllı bir gencin, yol arkadaşlığı yaptığı bir Yahudi kadına, İsrail ve Yahudilerin Filistinlilere yaptıklarını eleştirirken kullandığı eleştiri dilini ve eleştiri yöntemini üslûp ve üslûpbilim açısından ele alacağız. Anlatıcının dilinden yapılan bu eleştirilerin, anlatı açısından üslûpsal özelliklerini tespit etmeye ve alıcı üzerinde bulduğu karşılığı ve meydana getirdiği etkiyi irdelemeye çalışacağız.