İngiliz ve Amerikan Şiirinde Yitirilen Cennet-Harcanan Dünya


Barlık M. M.

Hiper Yayın, İstanbul, 2019

  • Basım Tarihi: 2019
  • Yayınevi: Hiper Yayın
  • Basıldığı Şehir: İstanbul

Özet

İnsan ve ona ev sahipliği eden dünya, geçmişten bu güne, şairlerin ana teması olmuştur. William Blake’in ünlü ifadesiyle şair, “bir kum tanesinde bir dünyayı ve vahşi bir çiçekte bir cenneti gören” kişidir. Böylesine üstün bir duyarlılığın yansıtılması, şairin sahip olduğu bilgi, algı, muhakeme ve ifade gücünün yanında, bu gücü kullanacağı özgür bir dünyayı gerekli kılar. Şairin özgür dünyasının kapsamı, bireysel ve toplumsal bilinci aşan bir farkındalığı gerektirir. Çünkü şair, çevresel ve evrensel alanın içerdiği insansal ve insandan farklı her varlığın yaşam hakkını kendi varlığıyla özdeş kabul eder ve bu varlıkların yaşam koşullarını kısıtlayan, küçümseyen, ötekileştiren ve/ya yok etmeye çalışan her müdahaleyi kendine yapılmış gibi tepki gösterir ve tarafsız bir ‘hak’ terazisiyle ele alır. Bu eserdeki seçki, savaşlarla gerçekleşen insan kıyımına ve doğanın tahribatına tepki gösteren ve insanlığı uyaran şairlerdir. J. Milton Yitirilen Cennet eserinde, yaşadığı dönemin içinde bulunduğu ortama gönderme yaparak, insanın gurur, nefret, zulüm, aldatma, zina, kıskançlık ve aç gözlülükle, Cennet’e dönüştürülmesi gereken dünyanın Cehennem’e dönüştürüldüğü konusunda uyarıda bulunur. Wordsworth’ün Fransız Devrimi’nin getireceğini umduğu ‘Yeniden Doğuş’ hayali, Milton’ın Yitirilen Cennet’inde belirttiği güç ve iktidar tutkusu zaafıyla suya düşer ve şair, insanları medeniyetin kirletmediği doğayı anlamaya davet eder. Walt Whitman, “Bana ait olan her atom, aynı zamanda sana da aittir” diyerek, ötekileştirmeyen bir demokrasi anlayışıyla dünyanın refaha erişebileceğini öğütler. I. Dünya Savaşı siper muharebelerine tanıklık eden Savaş Şairleri, insanın değersizleştirilmesinden yakınır. T. S. Eliot dünyanın, savaşlarla Çorak Topraklar’a dönüştürülmesini eleştirir. A. Ginsberg, Amerika’nın dünyayı yutmaya çalışan Moloch olduğunu haykırır. Sağlıklı bir Dünya ve adil bir yaşam için ümit, insanın kalbinde, ruhunda ve çabasında yatmaktadır; bu anlamda, her insan, şimdiye kadar yaşayan en güçlü insan kadar güçlü olabilir ve içinde yaşadığı dünyayı kurtarmak adına sorumluluk yüklenebilir.