YÖNTEMSEL BİR KAVRAM OLARAK TÜRK HALK BİLİMİ ÇALIŞMALARINDA DÜŞÜNÜMSELLİK


Eren M.

SİİRT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DERGİSİ, cilt.6, ss.168-180, 2018 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 6 Konu: 11
  • Basım Tarihi: 2018
  • Dergi Adı: SİİRT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DERGİSİ
  • Sayfa Sayıları: ss.168-180

Özet

Halk bilimi, halk hayatını çeşitli yönlerden inceleyen bir disiplindir. Bu inceleme, genellikle,
alan araştırması sonucu elde edilen veriler kullanılarak gerçekleştirilir. Yakın
dönemlere kadar saha çalışmalarında araştırmacı, bütün araştırma sürecine hakim kişi
olarak kabul ediliyordu. Araştırmacının özne, otorite konumu uzun bir süre herhangi bir
sorgulamaya konu edilmedi.
II. Dünya Savaşı sonrası dönemde bilgi felsefesi alanında bilginin niteliği ve değişen
yapısı üzerine ortaya çıkan tartışmalar bilimsel bilginin öznesine dair sorgulamaları da
beraberinde getirdi. Bu sorgulama farklı bilimsel disiplinleri ve disiplinler çerçevesinde
araştırma yapanları içerecek şekilde genişledi. Bu tartışmalar sonucu yönteme ilişkin
bir kavram olarak düşünümsellik kavramı gelişti. Düşünümsellik, hem bilimsel disiplinin
kendi yöntemlerine hem de araştırmacının konumuna ilişkin yeni yaklaşımları ifade eden
bir kavram olarak şekillendi. Düşünümsellik ile ilgili tartışmalar dilbilim, sosyoloji, antropoloji,
medya çalışmaları gibi disiplinleri etkiledi.
Düşünümsellik, halk bilimi gibi önemli ölçüde alan araştırmasına dayanan bir bilgi dalında
araştırmacının ve kaynak kişilerin konumlarını birlikte değerlendirmeye olanak
sağlamaktadır. Düşünümselliği dikkate alan bir yaklaşım, birçok değişkenin olduğu bir
alanda bilimsel nesnelliğin sağlanmasına araştırmacıları daha da yaklaştıracaktır.