Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sa.71, ss.258-269, 2026 (TRDizin)
Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Türkiye yeni bir siyasal yapılanma sürecine girdi ve tek parti yönetimi altında modernleşme hedefleri doğrultusunda kapsamlı bir dönüşüm yaşadı. Bu süreçte seçimler, demokratik katılımın sınırlı kaldığı, ancak devletin ideolojik ve kurumsal temellerinin inşa edildiği bir dönemin göstergesiydi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin merkezileşen siyasi yapısı, aday belirleme süreçlerinden temsil anlayışına kadar her aşamada belirleyici bir rol oynadı. Bu dönemde milletvekilleri, halkın doğrudan tercihiyle değil, CHP’nin merkez teşkilatı tarafından belirlenen adaylar arasından seçilmekteydi. Van ili hem coğrafi konumu hem de sosyo-ekonomik yapısıyla bu merkeziyetçi anlayışın yerel düzeydeki yansımalarının belirgin biçimde hissedildiği örneklerden biriydi. 1923-1946 yılları arasında seçilen Van milletvekilleri, etkin bir siyasal aktör olmaktan ziyade, daha çok sembolik ve bürokratik bir temsil mekanizması içinde yer almışlardır. Meclis çalışmalarında yerellik unsurunun oldukça zayıf olduğu, çoğunlukla merkezi hükümetin politikalarına uyumlu bir şekilde hareket ettikleri görülmektedir. Tek Parti rejiminin doğası gereği halkın temsil algısının zayıf olduğu bu dönemde, Van milletvekillerinin mecliste daha çok teknik komisyon faaliyetleriyle öne çıktıkları ve bireysel inisiyatif almaktan kaçındıkları anlaşılmaktadır. Bu durum, yerel taleplerin merkez politikaları karşısında ikinci planda kalmasına ve temsilin sembolik bir nitelik kazanmasına yol açtı. Bu çalışma, Tek Parti Dönemi’nde Van’da gerçekleştirilen seçimlerin dinamiklerini ve milletvekili profillerini inceleyerek, merkeziyetçi siyasi yapının yerel düzeyde temsil ilişkilerini nasıl şekillendirdiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.