Ağır ve Hafif Obstrüktif Uyku Apne Sendromu ile Arteriyel Kan Gazları Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi


Gül C., Kara M.

6. International Multidisciplinary Studies Congress, Gaziantep, Türkiye, 26 - 27 Nisan 2019, ss.11

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Gaziantep
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.11
  • Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Uykuda gelişen apne; hipoksemiye, arter kan basıncının artmasına, kalp hızının değişmesine, bunun sonucunda sistemik hipertansiyon, kalp yetmezliği, aritmi, kroner arter hastalığı, serebrovasküler hastalık ve en önemlisi ani ölüme yol açmaktadır. Tespit edilmemiş obstrüktif uyku apne sendromunun (OUAS) ortaya çıkarılması için başlıca hipokseminin miktarındaki (Arter kandaki PaO2 seviyesinin ne kadar düştüğü ve PaCO2 seviyesinin ne kadar yükseldiği) değişikliklerin daha iyi anlaşılmasıyla mümkün olabilir. Çünkü Uykuda gelişen apne 10 saniye veya daha fazla süreyle vücuttaki gaz değişimini engeller. Bunun sonucunda PaO2 seviyesinde anlamlı bir azalma, PaCO2 seviyesinde ise anlamlı bir artış olur. Bu çalışmada OUAS şiddetine göre iki gruba ayrılmış (ilk grup Apne-Hipopne İndeksi 5–15 ve arası, ikinci grup Apne-Hipopne İndeksi 16 ve üstü) ve arteriyel kan gazları (PaO2 ve PaCO2, SaO2, pH) değerlerine bakılmıştır. Olgularda eşlik eden hastalık olarak %88 kronik obstrüktif akciğer hastalığı saptanmıştır. Anormal kangazı değerlerinin (PaO2 seviyesinin normal sınırların altında ve PaCO2 seviyesinin normal sınırların üstünde seyretmesi) eşlik eden kronik obstrüktif akciğer hastalığıyla ilişkili olduğu düşünülmüştür. Bu durum hastanelere OUAS’una bağlı bulgularla (horlama, tanıklı apne, gündüz aşırı uyku hali vs.) ve eşlik eden kronik obstrüktif akciğer hastalığı gibi hastalıklarla başvuran hastaların arteriyel kan gazı incelenmesinde anormalliklerin bulunması halinde tespit edilmemiş OUAS düşünülebilir. OUAS’nun belirlenmesi ve tedavisi OUAS’na eşlik eden komplikasyonların gelişmesini engeller ve tedavisini sağlayabilir. İki grupta yer alan olguların arteriyel kan gazları değerleri arasında anlamlı bir fark bulunmadı. Bu durum arteriyel kan gazı değerlerinin OUAS’nun şiddetini (Hafif, Orta, Ağır OUAS) belirleyemediğini veya yetersiz kaldığını düşündürmektedir.