Din Sosyolojisi Araştırmaları, cilt.5, sa.9, ss.137-163, 2025 (Hakemli Dergi)
Öz Çağdaş dönem sosyologlarından Jean Buadrillard, daha çok postmodern toplumları analiz ettiği çalışmalarıyla bilinmekte ve günümüzün değişen toplumlarını kendi oluşturduğu simülasyon kuramı çerçevesinde ele almaktadır. Baudrillard düşünsel çalışmalarına Marksist perspektifle başlamış olsa da zaman içerisinde Marksizm’den önemli ölçüde ayrılmış ve postmodern teoriye yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda çalışmalarında daha çok postmodern toplumda gerçeklik ve gerçekliğin yitimi, tüketim kültürü ile medya ve semboller üzerine kafa yorduğu görülmektedir. Simülasyon kavramını postmodern toplumlar üzerinden ele alması ve modern toplum ile postmodern toplum arasındaki ayrımdan yola çıkarak gerçekleştirdiği analizler, O’nu hem klasik hem çağdaşı olan sosyal bilimcilerden ayırmaktadır. Simülasyon kuramına göre postmodern toplumlarda gerçeklik algısı yok olmuştur. Buna ilaveten gerçeklik olarak adlandırılan şey, artık medya ve semboller aracılığıyla üretilen simülasyonlar tarafından şekillendirilmektedir. Bunun sonucunda ise gönderen sisteminden tamamen bağımsız olan simülasyonlar gerçeğin yerini almakta ve gerçeği görünmez hale getirmektedir. Baudrillard tarafından hipergerçeklik olarak adlandırılan bu durum, simülasyon kuramının temelini oluşturmaktadır. Bu çalışma kapsamında amaçlanan simülasyon kuramının postmodern toplumları analiz etme noktasındaki işlevselliğinin araştırılması olup, din olgusunun postmodern toplumlardaki görünümünün, simülasyon kuramı çerçevesinde ele alınmasıdır. Bu bağlamda öncelikle postmodernizm kavramının tarihsel açıdan ortaya çıkışı ve kavramla alakalı sosyal bilimcilerin sahip olduğu iki farklı perspektif ele alınmıştır. Bunu takiben Baudrillard’ın simülakr, simülasyon ve hipergerçeklik kavramlarının- Baudrillard her ne kadar postmodernizm kavramını kullanmamış olsa da- postmodern toplumları tanımlama noktasındaki işlevselliği üzerinde durulmuştur. Aynı zamanda Baudrillard sosyolojisinin klasik Marksizm’den ayrıştığı noktalar, tüketim kavramı üzerinden ele alınmıştır. Bunun yanısıra din olgusunun postmodern toplumlarda var olma biçimi, simülasyon kuramı çerçevesinde değerlendirilmiş, söz konusu kavramın, dinin postmodern toplumlarda var olma biçimini nasıl açıkladığı üzerinde durulmuştur.