A SET OF BELT BUCKLES DISPLAYED IN SAKIP SABANCI CITY MUSEUM OF MARDIN AND DILEK SABANCI ART GALLERY


Creative Commons License

Çalış E.

II INTERNATIONAL ANKARA CONFERENCE OF SCIENTIFIC RESEARCH, Ankara, Turkey, 6 - 08 March 2020, pp.301-302

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Ankara
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.301-302

Abstract

Mardin, which is one of the oldest settlements in Mesopotamia that is also known as the cradle of civilizations, has hosted many cultures throughout history. Located in a central part of the city, Sakıp Sabancı City Museum of Mardin and Dilek Sabancı Art Gallery, which is virtually an open-air-museum, opened its doors in a historic building in 2009, after the building was restored by the Sabanci Foundation. In addition to the historical, architectural and visual values that surround much of the city with an enchanting atmosphere, portable ethnographic artifacts belonging to the region are also exhibited in the museum. Among these artifacts, an eyecatching set of jewelry draws quite a lot of attention with their splendid variety. Considering the instinct for looking beautiful, people's tradition of using jewelry appears to be rooted in history. In the light of archaeological data, Anatolian women were confirmed to have aesthetic, jewelry has also been used for a variety of symbolic and functional purposes. Therefore, jewelry is one of the elements that characterize Anatolian and Turkish culture. The research also shows that, belts and buckles, which are complementary items in Turkish folk clothing in terms of embellishments, had a rich variety even in different territories of the same region resulting from differences in craftsmanship and local culture. It has been inferred from the analyses that, due to their tendency to be destroyed by causes such as corrosion, metals other than gold were observed to a lesser extent in the surface and underground excavations of the Ottoman period and especially in the medieval Turkish period. Studies have mostly been focused on the artifacts that survived until today and ended up in museums as a result of a variety of actions such as donating and purchasing. These artifacts are ethnographic items that constitute the material cultural elements of the society and the region that they belong to. Ethnographic jewelry are included among these items. This study discusses the belt buckles included in the ethnographic metal jewelry set exhibited at the Dilek Sabancı Art Gallery in Sakıp Sabancı City Museum of Mardin. In addition to being a part of belts, belt buckles seem to have been crafted rather more ornately since they are a noticeable element of the belt due to their outward position. On one hand, belt buckles serve a functional purpose by holding the two ends of the belt together, while, on the other hand, they have been used especially by women as accessories of ornamentation throughout history.

Medeniyetlerin beşiği olarak bilinen aynı zamanda Mezopotamya'nın en eski yerleşkelerinden olan Mardin, tarih boyunca çok sayıda kültüre ev sahipliği yapmıştır. Bir açık hava müzesi özelliğine sahip olan kentin hâkim bir yerinde bulunan Sakıp Sabancı Mardin Kenti Müzesi ve Dilek Sabancı Sanat Galerisi, tarihi bir binanın Sabancı Vakfı tarafından restore edilmesiyle 2009 tarihinde hizmete açılmıştır. Kentin büyük bölümünü büyüleyen tarihi, mimari ve görsel değerlerinin arasında, müzede bölgeye ait taşınabilir etnografik eserler sergilenmektedir. Bu eserler arasında dikkatleri üzerine çeken takı kümesi zengin çeşitliliği ile ilgi çekicidir. Süslenme içgüdüsü dikkate alındığında, insanların takı kullanma geleneğinin de köklü bir geçmişe sahip olduğu anlaşılmaktadır. Anadolu kadını da arkeolojik veriler ışında, çağlar boyunca çeşitli süs öğelerini üzerlerinde taşıdıkları doğrulanmıştır. Güzel ve estetik görünme arzusunun yanında takılar, çeşitli sembolik ve işlevsel amaçlarla da kullanılmıştır. Dolayısıyla takılar Anadolu ve Türk kültürünü tanıtan unsurlardan bir tanesidir. Süslenme açısından Türk halk giyim kültürünün bir tamamlayıcısı olan kemer ve tokası, aynı bölgenin farklı yörelerinde bile usta ve yöresel farklılardan dolayı zengin bir çeşitliliğe sahip olduğu da araştırmalardan anlaşılmaktadır. Altın dışında kalan metallerin korozyanlaşma ve benzeri gibi sebeplerden kaynaklı aşın tahrip olmalarından dolayı, başta Ortaçağ Türk Dönemi olmak üzere Osmanlı döneminde de kazı ve yüzey araştırmalarda kendine daha az yer bulduğu yapılan analizlerden anlaşılmıştır. Araştırmalar daha çok çeşitli şekillerde günümüze ulaşan ve bağış, satın alma gibi yollarla müzelere kazandırılan eserler üzerine yoğunlaşmıştır. Bu eserler ait oldukları toplumun ve bölgenin maddi kültür öğelerini oluşturan etnografik eşyalardır. Bu eşyaların bir grubunu etnografik takılar oluşturmaktadır. Bu çalışmada Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi'nde sergilenen etnografik madeni takı kümesi içinde yer alan kemer tokaları tanıtılmıştır. Kemer tokaları kemerlerin bir öğesi olmakla beraber dışa görünümü itibariyle öne çıktıklarından daha gösterişli olarak üretildikleri görülmektedir. Kemer tokaları, kemerin iki ucunu birbirine tutturmada işlevsel bir rol alırken, diğer yandan süs amaçlı bir aksesuar olarak özellikle kadınlar tarafından tarih boyunca kullanılmıştır.