Toplumsal Cinsiyetin Sözlü Kültürdeki İzleri: Türk ve Kürt Atasözlerinde Kadın Temsilleri


Creative Commons License

BARLIK M. M., FIRAT K.

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sa.72, ss.96-107, 2026 (TRDizin)

Özet

Kadınlara yönelik cinsiyetçi atasözleri üzerine yapılan çalışmalar, folklorcuların, dilbilimcilerin ve edebiyat tarihçilerinin ciddi biçimde ilgisini hak etmektedir. Bu tür ifadeler, çoğunlukla geçmiş kuşakların günlük gözlem ve deneyimlerinden türetilmiş genellemeler olarak kabul edilse de içerikleri çok katmanlıdır ve çoğu zaman yaşamın kendisi kadar çelişkilidir. Bu makalenin temel savı, kadınları hedef alan bu tür önyargılı söylemlerin mantıksal tutarlılığının ciddi biçimde sorgulanabilir olduğu ve rasyonel ya da felsefi bir çerçevede tutarlı bir yorumlamaya elverişli olmadığı yönündedir. Söz konusu ifadeler, kültürel miras olarak dokunulmaz kabul edilmekten ziyade, ataerkil düşünce biçimlerinin ürünü olan sorunlu stereotipleri yansıtmaktadır. Bu duruma çarpıcı bir örnek, “Kızını dövmeyen, dizini döver” atasözüdür; otoriter ve şiddet temelli bir dünya görüşünü içeren bu söz, yazı öncesi toplumlarda yankı bulmuş olabilir; ancak okuryazar ve toplumsal bilince sahip günümüz toplumlarında geçerliliğini tamamen yitirmiştir. Hatta bu ifade, çağdaş bakışla tam tersi biçimde yeniden formüle edilmelidir: “Kızını döven, dizini döver.” Bu çalışma, Türk ve Kürt sözlü kültürlerinde yer alan ve kadınlara ilişkin olumsuz, önyargılı nitelikler taşıyan yaygın halk deyişlerini karşılaştırmalı olarak analiz etmeyi; bu cinsiyet temelli söylemlerin ardındaki sosyo-kültürel yapıları açığa çıkarmayı amaçlamaktadır.
Studies on antiproverbs directed against women warrant serious attention from folklorists, linguists, and literary historians. While such expressions are often regarded as generalisations derived from the daily observations and experiences of earlier generations, their assertions are layered, multifaceted, and frequently as contradictory as life itself. The central argument of this article is that the logical coherence of antiproverbs targeting women is highly questionable, and that a consistent philosophical or rational interpretation is difficult—if not impossible—to sustain. Far from being untouchable cultural relics, many of these expressions are deeply flawed stereotypes rooted in patriarchal norms. One striking example is the Turkish proverb “Kızını dövmeyen, dizini döver” (“He who does not beat his daughter will beat his knee”), which reflects a harmful, authoritarian worldview. While such a claim may have held resonance in preliterate societies, it has no place in literate and socially conscious communities today. Indeed, the message may be more accurately reversed: “Kızını döven, dizini döver” (“He who beats his daughter will beat his knee”). This study undertakes a comparative analysis of well-known antiproverbs from Turkish and Kurdish oral traditions that encode negative and prejudiced representations of women, aiming to uncover the socio-cultural structures that sustain such gendered discourses.