SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AKILLI TARIM UYGULAMALARI
TARIM, HAYVANCILIK VE SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE AKILLI TARIM UYGULAMALARI, Mehmet ULUPINAR,Muammer KIRICI,Yusuf Kenan HASPOLAT, Editör, Orient Yayınları, Ankara, ss.224-254, 2026
- Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Diğer
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.4060/cd0683en
- Yayınevi: Orient Yayınları
- Basıldığı Şehir: Ankara
- Sayfa Sayıları: ss.224-254
- Editörler: Mehmet ULUPINAR,Muammer KIRICI,Yusuf Kenan HASPOLAT, Editör
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Su ürünleri yetiştiriciliği (akuakültür), günümüzde gıda güvenliği ve sürdürülebilir protein üretimi açısından büyük önem taşıyan bir sektördür. Dünya nüfusunun artmasıyla birlikte hayvansal protein talebi yükselmiş, buna karşın doğal balık stokları sınırlı hale gelmiştir. Bu nedenle akuakültür, sucul ürün üretiminin temel kaynaklarından biri haline gelmiştir. FAO verilerine göre 2022 yılında akuakültür üretimi 130,9 milyon tona ulaşmış ve toplam üretimin %51’ini oluşturarak yakalama balıkçılığını geride bırakmıştır (1,2). Ancak sektörün hızlı büyümesi bazı sorunları da beraberinde getirmiştir. Geleneksel üretim yöntemlerinde su kalitesi yeterince izlenememekte, yem kullanımı verimli olmamakta, hastalıklar geç fark edilmekte ve yüksek ölüm oranları görülebilmektedir. Ayrıca işgücü ihtiyacının fazla olması ve kaynakların etkin kullanılmaması da önemli sorunlar arasında yer almaktadır (3-6).
Bu sorunlara çözüm olarak, tarımda kullanılan akıllı tarım ve hassas tarım yaklaşımları akuakültüre uyarlanmış ve “hassas akuakültür” kavramı ortaya çıkmıştır. Bu yaklaşım, üretim süreçlerinin veri temelli olarak izlenmesini ve yönetilmesini amaçlamaktadır (7,8). IoT sensörleri, yapay zekâ, bilgisayarlı görü, bulut bilişim ve otomasyon sistemleri bu yaklaşımın temel bileşenlerini oluşturmaktadır (3,9,10).
Akıllı akuakültür uygulamaları sayesinde su kalitesi sürekli izlenebilmekte,yemleme daha verimli yapılabilmekte ve balıkların davranışları takip edilebilmektedir. Örneğin, sensör sistemleri su kullanımını önemli ölçüde azaltırken, otomatik yemleme sistemleri yem kayıplarını düşürmekte ve balıkların büyümesini optimize etmektedir. Ayrıca yapay zekâ uygulamaları, hastalıkların erken teşhis edilmesine ve üretim planlamasının daha doğru yapılmasına yardımcı olmaktadır (6,8,11). Bu teknolojiler, sürdürülebilirliğin üç temel boyutuna katkı sağlamaktadır. Çevresel açıdan kaynak kullanımı azalmakta ve çevreye verilen zarar sınırlandırılmaktadır (6,12,13). Ekonomik açıdan maliyetler düşmekte ve üretim verimliliği artmaktadır (2,8). Sosyal açıdan ise işgücü ihtiyacı azalmakta; buna karşılık ürün kalitesi artmaktadır (7,11). Günümüzde bu teknolojilerin gerçek üretim sahalarında kullanımına başlanmıştır. Kanada’da yürütülen projeler, sensörler ve veri analiz sistemleri sayesinde balık sağlığı ve üretim verimliliğinin artırılabileceğini göstermektedir. Bu durum, akıllı akuakültürün uygulanabilir ve etkili bir yaklaşım olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, bu teknolojilerin yaygınlaşmasının önünde bazı engeller bulunmaktadır. Yüksek maliyetler, teknik bilgi eksikliği, altyapı sorunları ve veri güvenliği gibi konular bu süreci zorlaştırmaktadır (2,6,9).