PARİS VE GLASGOW ANLAŞMALARI ÇERÇEVESİNDE FOSİL YAKIT ALTERNATİFİ ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN EKONOMİK VE FİNANSAL AÇIDAN İRDELENMESİ


Özkan S.

smart journal, no.53, pp.3300-3311, 2021 (Peer-Reviewed Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2021
  • Doi Number: 10.31576/smryj.1226
  • Journal Name: smart journal
  • Page Numbers: pp.3300-3311

Abstract

Dünyanın ekonomik büyümesine katkıda bulunan otomotiv endüstrisi, 1800’lü yıllardan başlayıp günümüze kadar gittikçe gelişme gösteren bir endüstri alanıdır. Bu endüstrinin gelişmesi, birçok bağlantılı sektörlerde gelişmeye sebebiyet vermiştir. Otomotiv sektörünün dönüm noktası olan içten yanmalı motorların yaygınlaşması günümüz ekonomisine önemli katkılarda bulunmuştur. Ancak günümüzde iklim değişikliğine ve atmosfere ciddi zarar verdiği bilinen bu içten yanmalı fosil yakıt kullanımlı araçların yerine yenilenebilir enerjiyle çalışan çevre dostu araçların üretimi gündeme oturmuştur. 1992 yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne ek olarak Kyoto Protokolü kabul edilmiş ve 2005 yılında yürürlüğe girmiştir. 2015 yılında Paris İklim Anlaşması, 2021yılı kasım ayı başlarında Glasgow Anlaşması kabul edilerek 2030 ve 2050 yıllarına kadarki sürede fosil yakıt kullanımının sıfıra düşürülmesi hedeflenmiştir. Daha temiz ve daha konforlu bir dünya ve yaşam için yenilenebilir enerji üretimi konusunda duyarlılık ve farkındalık artmış ve bu alanda yaklaşık 195 ülke çaba harcayacağını taahhüt etmiştir. İlk etapta otomotiv ve ulaştırma sektöründe başlayan ve hızla büyüyün elektrikli araç üretimi diğer alanlardaki hava kirleticileri olan fosil yakıt kullanımının terk edilmesiyle devam edecek olan anlaşmaların hedefinde sanayi öncesi doğal dengenin oluşmasına katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Bu anlaşmaların gereğini yerine getirmek ülkelerin ekonomik ve finansal açıdan ciddi maliyetlere katlanması anlamına gelmektedir. Bu bağlamda katlanılacak maliyetlerin, iklim değişikliğinin insanlık için sebep olacağı büyük felaketleri önlemek ve gelecek nesillere daha temiz, daha sağlıklı ve daha müreffeh bir dünya bırakmanın bedeli olarak algılanmaktadır.