Uluslararası Tarım Kongresi (UTAK 2018), Comrat, Moldova, 3 - 05 Mayıs 2018, cilt.47, sa.2, ss.317-327, (Tam Metin Bildiri)
ÖZET Türkiye dünya fındık üretim ve ticaretindeki %70’lik pay ile en büyük üretici konumundadır. Türkiye’yi İtalya, ABD, Gürcistan, Azerbaycan, Çin takip etmektedir. Anadolu coğrafyasında fetih öncesi (1403 yılından beri) fındık ihracatı yapılmaktadır. 1461 yılında Trabzon’un fethinden sonra fındık Osmanlı İmparatorluğu için önemli bir ihraç ürünü haline gelmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında en önemli gelir kaynaklarından birisini oluşturmuştur. Türkiye fındık üretim alanları son yıllarda kontrolsüz bir şekilde artış göstererek 705.000 ha’a çıkmıştır. Ancak üretimde istikrarlı bir artış sağlanamamıştır. Üretim yıldan yıla farklılık göstererek 500.000 ton ile 800.000 ton arasında değişmektedir. Türkiye geçmiş yıllarda dünya fındık üretiminin %80’ini tek başına karşılamıştır. Ancak son yıllarda birçok üretici ülkenin üretim alanlarını artırması, yeni üretici ülkelerin devreye girmesi ve Türkiye’deki üretimin zirai don ve periyodisite gibi olaylardan olumsuz etkilenmesi nedeniyle üretim bazı yıllar %65’lere kadar düşmüştür. Buna rağmen fındık uzun yıllardan beri Türk tarımının lokomotifi olan en önemli tarımsal ürünlerden birisidir. Fındığın Türkiye’nin tarımsal ihracatı içerisindeki payı azalmasına rağmen %10’dan fazladır. Fındık Türkiye için stratejik bir öneme sahiptir. Ancak, bahçelerin çoğu bakımsız ve verimsizdir. Bu durum, yıldan yıla verimde dalgalanmaların yanı sıra piyasada fiyat istikrarsızlığına da zemin hazırlamakta ve alıcı firmaları alternatif arayışlara yöneltmektedir. Bu durumlar göz önüne alınarak, ülkemiz fındık politikaları yeniden gözden geçirilmelidir.