TÜRK KİTAP SANATLARINDAN MİNYATÜR


Creative Commons License

Çalış E.

3. ULUSLARARASI SOSYAL ve BEŞERİ BİLİMLER KONGRESİ, Van, Türkiye, 27 - 29 Aralık 2019, ss.100-101

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Van
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.100-101

Özet

Kitap sanatları başlığı altında toplanabilecek tezhip, hat, cilt, ebru ve minyatür sanatı ait oldukları dönemi tasvirleyen önemli belgelerdir. Bu sanatlar özellikle dönemin egemen sınıfının mutfağmda hazırlanmaktaydı. Bu açıdan bunların tarihteki rolü, egemenlere hizmet etmiş bir sanat olarak yorumlanabilir. Geleneksel el sanatlarımızın da önemli bir gurubunu oluşturan kitap sanatları, bir yandan sanatçının duygularını, el becerilerini resimlerken bir yandan da içinde çıktığı toplumun sosyal, kültürel ve sanat anlayışlarını kayıt altına almıştır. Tür Kitap Sanatları ürünlerinden minyatür, Uygur Türklerinden beri sanatımızdaki yerini almıştır. Selçuklular birlikte gelişen Türk minyatür sanatı OsmanlIlarda zirveye ulaşmıştır. Osmanlılar döneminde nakış olarak bilinen minyatür terimi Türkçemize batıdan geçmiştir. Sulu boyalarla yapılan bu sanat figürsel olarak bilgi, hikaye, şiir ve önemli olayları kağıt üzerine kazıyarak tarihe ayna tutmaktadır. Birer resimli el yazması olan minyatür, yazmalardaki konu hakkında tasviri bir anlatım içermektedir. Osmanlılar döneminde minyatür sanatı, en görkemli yıllarını yaşamıştır. Minyatürler bir yandan el yazmalarında üretilmeye devam ederken, buyandan da bağımsız çalışmalar olarak da yapılmışlardır. Bağımsız çalışmalar olarak yapılan Osmanlı padişahlarına ait birçok porte, bu dönemde üretilen minyatür çeşitliliğine işaret etmektedir.

Selçuklulardan beri, Anadolu’da üretilen minyatürlü Türk el yazmalarının her birinde geçen resimler, adeta birer belgesel niteliğindedir. İşlenen minyatürler, dönemine ait insan yaşantısına dair her şeyi tıpkı bir film şeridi gibi günümüzde gözler önüne sermektedir. Bu otantik büyüsüyle minyatürler, insanı adeta geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Bu bakımdan üretildiği çağa ait ananelerine ait iz düşümleri görmek mümkün olmaktadır. Öte yandan birer tarihi belge niteliğinde olan bu minyatürler, toplumun bilim ve edebi yönü ile sosyal, siyasi, dini ve sanat anlayışını da yansıtırlar. Bu itibarla başta Kültür Bakanlığı olmak üzere diğer ilgili kurumlar, öncelikle ülkemizdeki müzelerden başlamak üzere diğer ülkelerdeki müzelerde de yer alan Türk minyatür örneklerinin bir an önce araştırılıp tanıtılması için gerekli desteği sunmaları gerekmektedir. Dolayısıyla anlaşılmaktadır ki minyatürü hem tanıtmak hem de yaşatmak geleneksel Türk el sanatlarının dünü, bu günü ve yarını açısından büyük önem taşımaktadır.

The arts of illumination, calligraphy, bookbinding, marbling and miniature, which can be collected under the title of book arts, are important documents describing the period they belong to. These arts were being prepared especially in the kitchen of the dominant class of the period. From this viewpoint, their role in history can be interpreted as an art that served the dominants. The book arts, which constitute an important group of our traditional handicrafts, recorded the social, cultural and artistic understandings of the society where they emerged while illustrating the emotions and hand skills of the artist.

Miniature, which is one of the products of the Turkish Book Arts, has taken its place in our art since the Uighur Turks. The Turkish miniature art which developed with the Seljuks reached its peak in the Ottomans. The term miniature, which was known as embroidery in the Ottoman period, was transferred into our Turkish language from the west. This art performed with watercolors mirrors the history by engraving information, stories, poems and important events on paper figuratively. Miniature, which is an illustrated manuscript, includes a description of the subject in manuscripts. Miniature art lived its most glorious years in the Ottoman period. While miniatures continued to be produced in manuscripts, they were also produced as independent works. Many portraits of Ottoman sultans, which were made as independent works, indicate the variety of miniatures produced in this period.

Since the Seljuks, the illustrations in each of the miniatured Turkish manuscripts produced in Anatolia are just like a documentary. Today, these miniatures reveal everything regarding the human life of the period just like a film strip. With this authentic magic, miniatures take people back to the past. In this respect, it is possible to see the projections of the traditions of the era in which they were produced. On the other hand, these miniatures, which are considered as historical documents, reflect the social, political, religious and artistic understanding as well as the scientific and literary aspect of the society. In this respect, relevant institutions, especially the Ministry of Culture, need to provide the necessary support for the investigation and promotion of the Turkish miniature examples in the museums in other countries by starting from the museums in our country primarily. Accordingly, it is understood that both introducing and maintaining miniature are considerably important in terms of the past, present and future of the traditional Turkish handicrafts.