Türkiye’nin Doğu Sınırında Göç Endüstrisinin Bir Parçası Olarak Göçmen Kaçakçılığı


Nargül S.

UGI–IGU Paris 2022: Le Congrès du Centenaire, Paris, Fransa, 18 - 20 Temmuz 2022, ss.1-2, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Paris
  • Basıldığı Ülke: Fransa
  • Sayfa Sayıları: ss.1-2
  • Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Türkiye’nin Doğu Sınırında Göç Endüstrisinin Bir Parçası Olarak Göçmen Kaçakçılığı

Küreselleşme hareketi sonrasında dünyada artan iletişim ve bilgi teknolojileri aracılığıyla zaman-mekân sıkışması yaşanmaktadır. Bu doğrultuda insanlar sahip oldukları sermaye çeşitlerine göre sınır ötesi yer değiştirme kapasitelerini belirleyebilmektedir. Sosyal sermayesi güçlü olan bireyler gerek maddi imkanlarını gerekse de ulus-ötesi ağlarını kullanarak sınırları kolaylıkla aşabilmektedir. Buna mukabil, bahsedilen birikimler konusunda daha zayıf bir noktada duran bireyler küreselleşmenin öne sürdüğü hareket serbestisine karşılık ulus-devletin egemenliğini gösterdiği katı önlemlerle yüzleşerek sınırları aşma konusunda büyük engellerle karşılaşabilmektedir.

Ülkelerinde siyasi, etnik, dini, kültürel ve sosyo-ekonomik sorunlar sebebiyle çatışmanın ortasında kalan ve kendi güvenlikleri için yaşadığı toprakları terk etmek zorunda kalan sığınmacı ve mültecilerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Farklı ülkelere sığınmaya çalışan bu insanların sahip olduğu sosyal sermaye yeterince güçlü olmadığı zaman birçok sorunla yüzleşebilmektedir. Dünyanın farklı birçok bölgesinde sığınmacı ve mülteci akışına maruz kalan devletler de göç hareketlerini farklı mekanizmaları kullanarak engellemeye çalışmaktadır. Bu ülkeler sınır hattında termal kameralar, insansız hava uçakları, kuleler, karakollar, hendekler ve duvarlar inşa ederek, aynı zamanda sahada görev yapan kolluk kuvvetlerinin sayısını artırarak geçişleri azaltmaya gayret etmektedir. Alınan bütün bu önlemler göçmenlerin geçişlerini zorlaştırmakla beraber onların sınır geçmesini tam anlamıyla durduramamaktadır. Tedbirlerin katılaşması sınır hattında göçmenlerin yasadışı yollara başvurmasını tetiklemektedir. Bu bağlamda uluslararası göç hareketlilikleri dikkate alındığında içinde yaşadığımız yüzyılda bir “göç endüstrisi”nin ortaya çıktığı bilinmektedir. Göç endüstrisi, göç hareketliliğinin önemli bir parçası olan ulus-ötesi bağlantıların, göçmen ağlarının ve devletlerin göç politikalarının bir sonucu olarak belirmektedir. Kavram; seyahat acenteleri, işçi simsarları, aracılar, tercümanlar, otel sahipleri gibi yaşamlarını göç hareketlerini organize ederek kazanan farklı kişileri içermektedir. Bununla birlikte, göçmenlerin sınırdan yasadışı geçişlerini düzenleyen göçmen kaçakçıları da göç endüstrisi bünyesinde yer almaktadır.

Türkiye’nin Doğu sınırı uzun bir hatta sahip olması ve coğrafi koşullarının geçişleri kontrol etmede zorlu bir yapı taşıması sebebiyle yasadışı hareketliliklerin yoğun olarak yaşandığı bir bölge olarak bilinmektedir. Göç endüstrisinin bir unsuru olarak göçmen kaçakçılığı bölgede sıklıkla karşılaşılan bir suçtur. Sınırdaki güvenlik önlemleri sebebiyle sığınmacılar ve mülteciler Türkiye’ye İran sınırından ulaşabilmek için göçmen kaçakçılarına başvurmakta, sınırı onların yönlendirmesi doğrultusunda geçmektedir. Çalışmada göçmen kaçakçılarının Doğu sınırında nasıl organize olduğu, ulus-ötesi ağları nasıl kurduğu, sığınmacıları sınırdan nasıl geçirdikleri, göçmen kaçakçılığının nasıl bir sektör haline dönüştüğü incelenecektir.    

Anahtar Kelimeler: Ulus-devlet, sınır, göç endüstrisi, göçmen kaçakçılığı, sığınmacılar

Le Trafic d'immigrants dans le Cadre de l'industrie de la Migration à la Frontière Orientale de la Turquie

Après le mouvement de mondialisation, la compression de l'espace-temps est ressentie à travers l'augmentation des technologies de la communication et de l'information dans le monde. Dans ce sens, les gens peuvent déterminer leurs capacités de déplacement transfrontalier en fonction des types de capitaux dont ils disposent. Les individus dotés d'un fort capital social peuvent facilement traverser les frontières en utilisant à la fois leurs opportunités financières et leurs réseaux transnationaux. D'autre part, les individus qui se situent à un point plus faible par rapport aux accumulations mentionnées peuvent rencontrer de grands obstacles pour franchir les frontières en se confrontant aux mesures strictes que l’État-nation domine contrairement à la liberté de mouvement suggérée par la mondialisation.

Le nombre de demandeurs d'asile et de réfugiés qui sont au milieu du conflit en raison de problèmes politiques, ethniques, religieux, culturels et socio-économiques dans leur pays et doivent quitter leurs terres pour leur propre sécurité augmente de jour en jour. Lorsque le capital social de ces personnes qui tentent de se réfugier dans différents pays n'est pas assez fort, elles peuvent faire face à de nombreux problèmes. Les États subis au flux de demandeurs d'asile et de réfugiés dans de nombreuses régions du monde essaient également d'empêcher les mouvements migratoires en utilisant différents mécanismes. Ces pays font des efforts de réduire les passages en utilisant des caméras thermiques, des drones, des tours, des avant-postes, des tranchées et des murs le long de la frontière, ainsi qu'en augmentant le nombre d'agents des forces de l'ordre travaillant sur le terrain. Bien que toutes ces mesures rendent difficile le passage des immigrants, elles ne peuvent pas complètement les empêcher de franchir la frontière. Le durcissement des mesures incite les immigrés à recourir à des moyens illégaux à la frontière. Dans ce contexte, lorsque l'on prend en compte les mouvements migratoires internationaux, on sait qu'une « industrie de la migration » a émergé dans le siècle que nous vivons. L'industrie de la migration, qui constituent une partie importante de la mobilité migratoire, émerge à la suite de connexions transnationales, de réseaux de migrants et de politiques d'immigration des États. Ce concept comprend différentes personnes qui gagnent leur vie en organisant des mouvements migratoires, comme les agents de voyages, les courtiers en main-d'œuvre, les intermédiaires, les traducteurs, les hôteliers. Cependant, les passeurs de migrants qui réglementent le passage illégal des immigrants sont également inclus dans l'industrie de la migration.

La frontière orientale de la Turquie est connue pour être une région où les mouvements illégaux sont intenses, car elle a une longue ligne et ses conditions géographiques rendent difficile le contrôle des passages. En tant qu’une partie de l'industrie de la migration, le trafic de migrants est un crime fréquent dans la région. En raison des mesures de sécurité à la frontière, les demandeurs d'asile et les réfugiés demandent aux passeurs de migrants d'atteindre la Turquie depuis la frontière iranienne et de traverser la frontière conformément à leurs directives. Dans cette étude, on examinera les modes d'organisation des passeurs de migrants à la frontière orientale, les moyens d'établir des réseaux transnationaux, les méthodes de passage des demandeurs d'asile à la frontière, la transformation des passeurs en un secteur.

Mots-clés : État-nation, frontière, industrie migratoire, trafic de migrants, demandeurs d'asile