Türkiye’de Toplam, Çocuk, Çalışma Çağı ve Yaşlı Nüfusun İBBS Düzey 1 Bölgelerine Göre Dağılımı


Yılmaz M.

Uluslararası Türkoloji Araştırmaları Sempozyumu, Van, Turkey, 26 - 28 September 2019, vol.1, pp.181-183

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • Volume: 1
  • City: Van
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.181-183

Abstract

The main purpose of this study is to investigate the distribution of total, child, working age and elderly polpulation according to NUTS level 1 regions in Turkey which established by TurkStat according to a new statistical classification of units.

The main data source of this study is TurkStat statistics and the study is descriptive. The study will focus first on relationship level 1 region that created by the new statistical territorial units system with the created seven geographical regions in 1941. Then the share of total, child, working age and elderly population of level 1 regions will be examined. Then study will be concluded.

At the Turkish Geography Congress in 1941, Turkey was divided into 7 geographical regions, which were the Black Sea, Marmara, Aegean, Mediterranean and Central (Central), Eastern and Southeastern Anatolia regions (Figure 1). These regions were divided into sections and sections were divided into regions in 2002 by TurkStat established twelve level 1 regions instead of seven geographical regions in order to act in harmony with the European Union in statistical data collection and publication. Among these regions, there are 26  level 2 sub-regions and 81 provinces level 3 sub-regions within level 2 regions.

While the NUTS level 1 regions are being formed, it is seen that some of the 7 geographical regions are taken in exactly the same borders and some are divided into 2-3 regions. For example, in the Geographical Congress of 1941, the South East Anatolia Region was named TRC-Southeast Anatolia Region, the Aegean Region was called TR3-Aegean Region, and the Mediterranean Region was called TR6-Mediterranean Region.

The Marmara Region is divided into three different level 1 regions; TR1-Istanbul, TR2-West Marmara and TR4-East Marmara. The Central Anatolia Region is divided into two levels 1; TR5-Western Anatolia and TR7-Central Anatolia. The Black Sea Region is also divided into two different level 1 regions: TR8-West Black Sea and TR-9 East Black Sea. The Eastern Anatolia Region is divided into two different level 1 regions: TRA-Northeast Anatolia and TRB-Middle East Anatolia.

Turkey's population is about 82 million according to data for 2018 this population is not distributed in a balanced manner twelve of levels 1 region. As a matter of fact, the total population of Istanbul, Aegean, Mediterranean and Southeastern Anatolia level 1 regions with the highest population is around 45 million and constitutes approximately 55% of the country's population. The remaining 8 regions have a population of approximately 37 million and make up 45% of the country's population. Furthermore, the total population of the three regions with the least population, namely Northeast Anatolia, East Black Sea and West Marmara regions is only 8.5 million. In other words, only 10% of the country's population lives in these 3 regions. Considering that 18.4% of the country's population lives in the Istanbul region, it is better to understand how unbalanced the population is in our country and how secluded these three regions are in terms of population.

As it is known, 0-14 age group is considered as child, 15-64 age is defined as working age and 65+ age is accepted as elderly. Turkey's population is about 82, according to the data of 2018. Approximately 19.2 million of these this population is children, 55.6 million is in the working age and 7.2 million is made up of the elderly population. Undoubtedly, the total population is not evenly distributed by region and the children, working age and elderly population are not evenly distributed by region.

But what is interesting is that there are very important differences between the regions' share in the total population and their share in the child population, working-age population or the elderly population. For example, the Aegean region ranks second in the twelve level 1 regions in terms of the total population, while it ranks first in terms of the elderly population and fourth in terms of the child population. On the other hand, the Southeastern Anatolia region ranks fourth in terms of total population, second in terms of child population and sixth in terms of elderly population. Undoubtedly, the main reason for this situation is the different demographic structures of the regions.

According to 2018 data when the human sex ratio of level 1 regions is taken into consideration, it is seen that this value is low in 5 regions and high in 7 regions. Aegean, Western and Central Anatolia and Western and Eastern Black Sea regions have low sex ratios, while Southeast, Middle East, Northeast Anatolia and Istanbul, Mediterranean, West and East Marmara regions have a higher gender ratio.

As a result, in this study, it is concluded that there are significant differences in the distribution of total, children, working age and elderly population according to level 1 regions, and that population graphs and level of demographic process are different in level 1 regions. In addition, age structure, dependency ratio and gender structure of the population were different in the level 1 regions. For these reasons, the demographic axis priorities of the level 1 regions also differ in our opinion.

Bu çalışmanın temel amacı Türkiye’de toplam, çocuk, çalışma çağı ve yaşlı nüfusun TÜİK tarafından yeni oluşturulan istatistik bölge birimleri sınıflandırmasına (İBBS) göre on iki adet düzey 1 bölgesine dağılımını incelemektir.

Bu çalışmanın temel veri kaynağı TÜİK istatistikleri olup çalışma betimsel bir araştırma özelliği taşımaktadır. Çalışmada ilk olarak yeni istatistikî bölge birimleri sistemine göre oluşturulan düzey 1 bölgeleri ve bunların 1941’de oluşturulan 7 coğrafi bölge ile olan ilişkisi üzerinde durulacak daha sonra düzey 1 bölgelerinin Türkiye nüfusu içindeki payları incelenecektir. Daha sonra çalışmanın asıl konusunu oluşturan düzey 1 bölgelerine göre nüfusun demografik yapısı ile bağımlılık oranı üzerinde durulacak ve çalışma sonuçlandırılacaktır.

1941 yılındaki Türk Coğrafya Kongresi’nde ülkemiz 7 coğrafi bölgeye ayrılmış olup bu bölgeler Karadeniz, Marmara, Ege, Akdeniz ile İç (Orta), Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleriydi (Şekil.1). Bu bölgeler kendi içinde bölümlere, bölümler de yörelere ayrılmıştı. 2002 yılında TÜİK istatistiki veri toplama ve yayımlamada Avrupa Birliği ile uyumlu hareket etmek için yedi coğrafi bölgenin yerine on iki adet düzey 1 bölgesi oluşturdu. Bu bölgelerin içinde düzey 2 alt bölgeleri ve düzey 2 bölgelerinin içinde ise düzey 3 alt bölgeleri olarak 81 il yer almaktadır.

İBBS düzey 1 bölgeleri oluşturulurken aslında 7 coğrafi bölgenin bazılarının sınırlarının aynen alındığı, bazılarının ise 2-3 bölgeye bölündüğü görülmektedir. Örneğin 1941’deki Coğrafya Kongresi’nde oluşturulan Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nin TRC-Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Ege Bölgesi’nin TR3-Ege Bölgesi, Akdeniz Bölgesi’nin ise TR6-Akdeniz Bölgesi adını aldığı görülmektedir.

Marmara Bölgesi üç ayrı düzey 1 bölgesine ayrılmış olup bunlar; TR1-İstanbul, TR2-Batı Marmara ve TR4-Doğu Marmara’dır. İç Anadolu Bölgesi iki düzey 1 bölgesine ayrılmış olup bunlar; TR5-Batı Anadolu ve TR7-Orta Anadolu’dur. Karadeniz Bölgesi de iki farklı düzey 1 bölgesine ayrılmış olup bunlar TR8-Batı Karadeniz ve TR-9 Doğu Karadeniz’dir. Yine Doğu Anadolu Bölgesi iki farklı düzey 1 bölgesine ayrılmış olup bunlar TRA-Kuzeydoğu Anadolu ve TRB-Ortadoğu Anadolu’dur.

2018 yılı verilerine göre Türkiye nüfusu yaklaşık 82 milyon olup bu nüfus on iki düzey 1 bölgesi içinde dengeli bir şekilde dağılmamıştır. Nitekim nüfusu en fazla olan İstanbul, Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu düzey 1 bölgelerinin toplam nüfusları 45 milyon civarında olup ülke nüfusunun yaklaşık % 55’ini oluşturmaktadır. Geri kalan 8 bölgenin nüfusu ise yaklaşık 37 milyon olup ülke nüfusunun % 45’ini oluşturmaktadır. Ayrıca nüfusu en az olan 3 bölge yani Kuzeydoğu Anadolu, Doğu Karadeniz ve Batı Marmara bölgelerinin toplam nüfusu sadece 8,5 milyon civarındadır. Diğer bir ifade ile bu 3 bölgede ülke nüfusunun sadece % 10’u yaşamaktadır. İstanbul bölgesinde ülke nüfusunun % 18,4’ünün yaşadığı göz önüne alındığında, ülkemizde nüfusun ne kadar dengesiz bir şekilde dağıldığı ve adı geçen 3 bölgeni nüfus açısından ne kadar tenha olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.

Bilindiği gibi 0-14 yaş grubu nüfus çocuk, 15-64 yaş grubu nüfus çalışma çağındaki ve 65+ yaş grubu nüfus ise yaşlı nüfus olarak kabul edilmektedir. 2018 yılı verilerine göre Türkiye nüfusu yaklaşık 82 olup bu nüfusun yaklaşık 19,2 milyonu çocuk, 55,6 milyonu çalışma çağındaki ve 7,2 milyonu ise yaşlı nüfustan oluşmaktadır. Şüphesiz toplam nüfus bölgelere göre dengeli bir şekilde dağılmadığı gibi çocuk, çalışma çağı ve yaşlı nüfus da bölgelere göre dengeli bir şekilde dağılmamıştır.

Fakat asıl ilginç olan bölgelerin toplam nüfus içindeki payları ile çocuk nüfus, çalışma çağındaki nüfus veya yaşlı nüfus içindeki payları arasında çok önemli farklılıkların olmasıdır. Örneğin Ege bölgesi toplam nüfus açısından on iki düzey 1 bölgesi içinde ikinci sırada gelirken yaşlı nüfus açısından birinci sırada, çocuk nüfus açısından ise dördüncü sırada yer almaktadır. Buna karşın Güneydoğu Anadolu bölgesi toplam nüfus açısından dördüncü sırada gelirken çocuk nüfus açısından ikinci sırada, yaşlı nüfus açısından ise altıncı sırada gelmektedir. Şüphesiz bu durumun temel nedeni bölgelerin demografik yapılarının farklı olmasıdır.

2018 yılı verilerine göre düzey 1 bölgelerinin cinsiyet oranı dikkate alındığında 5 bölgede bu değerin düşük olduğu 7 bölgede ise yüksek olduğu görülmektedir. Ege, Batı ve Orta Anadolu ile Batı ve Doğu Karadeniz cinsiyet oranının düşük olduğu bölgelerken Güneydoğu, Ortadoğu, Kuzeydoğu Anadolu ile İstanbul, Akdeniz, Batı ve Doğu Marmara bölgelerinde ise cinsiyet oranı yüksektir.

Sonuç olarak bu çalışmada toplam, çocuk, çalışma çağı ve yaşlı nüfusun düzey 1 bölgelerine göre dağılımında önemli farklılıkların olduğu, düzey 1 bölgelerinde nüfus grafiklerinin, dolayısıyla yaşanan demografik sürecin birbirinden farklı olduğu sonucu çıkmıştır. Ayrıca düzey 1 bölgelerinde nüfusun yaş yapısı, bağımlılık oranı ve cinsiyet yapısının da birbirinden farklı olduğu görülmüştür. Bu nedenlerden dolayı düzey 1 bölgelerinin demografik eksenli öncelikleri de bize göre farklılık göstermektedir.