TÜRKİYE’NİN EKOLOJİK DEĞERİ VAN GÖLÜ, Suvat Parin, Editör, Nobel Yayınevi, Ankara, ss.59-94, 2025
Doğa yeryüzünün farklı noktalarında kendi harikalarını yaratmıştır.
Bunlardan birisi de Van Gölü’dür. Oluşum ve gelişme süreçlerinde kendine
has onlarca özelliği bünyesinde barındıran Van Gölü birçok açıdan tam
bir doğa harikasıdır. Üzerine efsaneler anlatılmış, kitaplar, şiirler yazılmış,
şarkılar okunmuş, belgeseller çekilmiş bir dünya mirası. Bir yakasında Van
İli diğer yakasında Bitlis İli bulunan gölün oluşum süreçleri de oldukça ilgi
çekicidir. Tektonizmanın ana yapısını oluşturduğu göl, Nemrut Volkanik
Dağı’nın patlaması ve gölün giderini kapamasıyla bugünkü halini almıştır.
Türkiye’nin en büyük gölü ve dünyanın en büyük sodalı gölü unvanlarına
da sahip olan Van Gölü kabaca üçgen şeklinde olan kapalı bir havzanın batısında
yer almaktadır. Bu havza Doğu Anadolu Bölgesi içerisinde bir coğrafi
bölüm ile neredeyse örtüşmektedir. Van Gölü Havzası olarak adlandırılan
bu havzanın sınırları dahiline DSİ (Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü) ve EİE
(Elektrik İşleri Etüd İdaresi) tarafından Erçek Gölü Kapalı Havzası ile sularını
İran’a gönderen ve Saray güneyinde yer alan havza da dahil edilmektedir.