Yeşil Organize Sanayi Bölgeleri Kalkınmakta Olan Ülkeler için Zorunluluk mu, Tuzak mı? Uluslararası Literatür Üzerinden Eleştirel Bir Değerlendirme
V. INTERNATIONAL AYASOFYA SCIENTIFIC RESEARCHES AND INNOVATION CONGRESS, İstanbul, Türkiye, 25 - 26 Temmuz 2026, ss.262-273, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.262-273
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Yeşil
Organize Sanayi Bölgeleri (YOSB), enerji verimliliği, yenilenebilir enerji
kullanımı, atıkların geri kazanımı, suyun yeniden kullanımı, düşük karbonlu
üretim, endüstriyel simbiyoz ve çevresel performans izleme gibi ilkeleri sanayi
alanlarının planlama ve yönetim sistemine dâhil eden yeni nesil sanayi
bölgeleridir. Bu model, iklim krizi, karbon düzenlemeleri, kaynak kıtlığı ve
küresel rekabet baskısı altında kalkınmakta olan ülkeler için giderek daha
önemli hâle gelmektedir. Ancak YOSB modeli, kalkınmakta olan ülkeler açısından
yalnızca teknik bir çevre yönetimi aracı değildir; aynı zamanda sanayi
politikası, dış ticaret, teknoloji transferi, finansman, işgücü, sosyal adalet
ve uluslararası rekabet meselesidir. Bu nedenle YOSB'lerin "zorunluluk mu,
yoksa tuzak mı?" olduğu sorusu, tek yönlü biçimde yanıtlanamaz.
Uluslararası literatür, yeşil sanayi bölgelerinin doğru tasarlandığında üretim
verimliliğini artırabileceğini, çevresel etkileri azaltabileceğini,
uluslararası pazarlara erişimi kolaylaştırabileceğini ve yeşil teknolojilerde
yeni sanayi kapasitesi yaratabileceğini göstermektedir. Buna karşılık,
finansman yetersizliği, teknoloji bağımlılığı, dış standartlara uyum baskısı,
karbon sınır düzenlemeleri, sertifika odaklı yüzeysel dönüşüm, yeşil yıkama ve
sosyal maliyetler dikkate alınmadığında YOSB modeli kalkınmakta olan ülkeler
için yeni bir bağımlılık ve rekabet kaybı tuzağına dönüşebilir. Nitelendirilen
risklerin somut boyutu, Avrupa Birliği'nin Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması
(CBAM) örneğinde görülebilir: ampirik çalışmalar, Türkiye'nin CBAM kapsamındaki
ürünlerde AB'nin başlıca ticaret ortaklarından biri olması nedeniyle
mekanizmanın dışsal ve sosyoekonomik etkilerine en fazla maruz kalan ülkeler
arasında yer aldığını göstermektedir. Bu bildiri, uluslararası literatür ve
kurumsal raporlar temelinde YOSB modelini kalkınmakta olan ülkeler açısından
fırsatlar ve riskler ekseninde tartışmakta; sonuçta YOSB'nin ne mutlak bir
kurtuluş reçetesi ne de kaçınılmaz bir tuzak olduğunu, ancak güçlü kamu politikası,
adil finansman, teknoloji transferi, yerel kapasite geliştirme ve sosyal
kapsayıcılık koşulları sağlandığında kalkınma açısından stratejik bir
zorunluluk hâline gelebileceğini savunmaktadır.
Anahtar kelimeler: Yeşil OSB, Eko-Endüstriyel Park, Kalkınmakta Olan Ülkeler, Yeşil Sanayileşme, Karbon Sınır Düzenlemesi, Endüstriyel Simbiyoz, Sürdürülebilir Sanayi.
Green Organized
Industrial Zones are new-generation industrial areas that integrate energy
efficiency, renewable energy, waste recovery, water reuse, low-carbon
production, industrial symbiosis and environmental performance monitoring into
industrial planning and management. Under the pressures of climate change,
carbon regulations, resource scarcity and global competition, this model has
become increasingly important for developing countries. However, Green OIZs are
not merely technical tools for environmental management; they are also matters
of industrial policy, foreign trade, technology transfer, finance, labor,
social justice and international competitiveness. Therefore, the question of
whether Green OIZs are a necessity or a trap cannot be answered in a
one-dimensional manner. International literature suggests that, if properly
designed, green industrial zones can improve productivity, reduce environmental
impacts, facilitate access to international markets and create new industrial
capabilities in green technologies. Conversely, if financial constraints,
technological dependency, pressure to comply with external standards, carbon
border mechanisms, superficial certification practices, greenwashing and social
costs are ignored, Green OIZs may become a new trap of dependency and
competitiveness loss for developing countries. The concrete stakes of this risk
are illustrated by the European Union's Carbon Border Adjustment Mechanism
(CBAM): empirical studies identify Turkey as one of the EU's principal trading
partners in CBAM-covered goods, placing it among the economies most exposed to
the mechanism's external and socio-economic consequences. This paper discusses
the Green OIZ model through the lens of opportunities and risks for developing
countries and argues that it is neither an absolute development solution nor an
inevitable trap. Rather, it can become a strategic necessity only under
conditions of strong public policy, fair financing, technology transfer, local
capacity building and social inclusion.
Keywords: Green OIZ, Eco-Industrial Park, Developing Countries, Green Industrialization, Carbon Border Adjustment, Industrial Symbiosis, Sustainable Industry.